YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5538
KARAR NO : 2008/339
KARAR TARİHİ : 28.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 10.10.1997 tanzim 2.1.2003 vadeli 192.000 Mark karşılığı 357.135.00 YTL borcu bulunan davalı … … …’in bedelini ödeyerek satın aldığı … … … 1689 Ada 4 parsel, 1598 Ada sayılı 19 parsel, 1664 Ada 8 parsel, 1666 Ada 22 parsel, … Mahallesi 1325 Ada 5 parsel de bulunan taşınmazları tapuda davalı eşi … adına tescil ettirdiğini belirterek tasarrufun iptalini talep etmiş 14.12.2005 günkü oturumda dava konusu 1598 Ada 19 parsel, 1664 Ada 8 parsel ve 1666 Ada 22 parselle ilgili davadan vazgeçtiğini, … Mahallesindeki taşınmazında 325 Ada 5 parselde kayıtlı olduğunu belirterek ada numarasının düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar … … ve … … vekili davacı ile davalı borçlunun kardeş olduklarını, vazgeçilen parsellerin davalı …’e ailesinden miras yoluyla intikal ettiğini, dava konusu 325 Ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın 24.6.2005 tarihinde … tarafından, 1698 Ada 4 parsel’in de 26.4.2002 de … … tarafından müvekkili …’e bedeli karşılığı satıldığını, davalı …’in 1.1.1998 den beri … Zirrat Odasına kayıtlı çiftçi olup adına 182 dekar kuru ve sulu, 174 dekar da hisseli tarlası olduğunu, 1998 – 2002 yılları arasında ürettiği … pancarından iyi gelir elde ettiğini yine kendisine ait kooperatif hissesini de 30.5.2005 tarihinde satarak elde ettiği gelirle dava konusu evi aldığını, …’i dava konusu taşınmazları alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşutur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, dava konusu … … …. 1598 Ada 19 parsel, 1664 Ada 8 parsel, 1666 Ada 22 parsel sayılı taşınmazlar yönünden vazgeçme nedeniyle reddine, … … … … mevki 1689 Ada 4 parsel sayılı taşınmazın 26.4.2002, … Mahallesi 325 Ada 5 parsel sayılı taşınmazın 24 6.2005 tarihinde davalı … …’e satışına ilişkin tasarrufların talep konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olmük üzere iptaline karar verilmiş hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
278/3 – 1 bendinde karı koca arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda borçlunun katkısıyla 3. kişiden alınan taşınmazların alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla borçlunun eşi adına kayıt edildiği ileri sürerek tasarrufun iptali istenmiştir. Kanıtlanması durumunda borçlunun kendi adına aldığı ve bedelini ödediği halde isteği üzerine taşınmaz mallar tapuda satıcı tarafından eşi adına tescili işleminde borçlunun eşi yararına bir tasarrufta bulunduğu kabul edilmelidir. Çünkü bu halde satın alınan malların bedeli borçlunun malvarlığından çıkmış ancak karşılığı olan mallar eşinin malvarlığına karşılıksız olarak girmiş olacaktır. Borçlunun bağış olarak eşi yararına ödediği bedel ve tapu tescil isteği kapsam ve niteliği itibarıyla borçlunun tasarrufu olduğundan diğer şartları varsa iptale tabi olacaktır.
Mahkemece dava konusu 1689 Ada 4 parselin satşıyla ilgili davacı tanığı olarak dinlenen satıcı … …’nun beyanı esas alınmış ve davanın bu parsel yönünden kabulüne karar verilmiştir. 325 Ada 5 parsel Yönünden de yine satıcı … tanık olarak dinlenmiş ancak beyanına itibar edilmemiştir.
Mahkemenin kabul gerekçelerinden biri de tarafların yaşadıkları yöre … şartlarında ev hanımının çalışması kocanın ise hiç bir iş yapmadan oturması, evi kadının geçindirmesinin normal olmadığı ev hanımı olan davalının çiftçilik belgesine sahip olmasının ve adına kayıtlı başka taşınmazların bulunmasının dava konusu taşınmazları alabilecek ekonomik gücünün varlığını göstermiye yeterli olmadığıdır.
Dosyadaki mevcut delillerden davalı borçlunun eşinin ev hanımı olduğu bellidir. Ancak 1.1.1998 yılından beri … Ziraat Odasının kayıtlı çiftçisidir. 19,754 dönüm sulu, 162,060 dönüm kuru arazide arpa ve … pancarı üretimi yaptığı yine resmi belgelerle sabittir. Bunun dışında 1666 Ada 22 parsel 399.900 m2’lik taşınmazın 1296/184320 hisseli 1992, 1664 Ada 8 parsel 84800 m2 lik taşınmazın 1296/184320 hisse 1992, 1598 Ada parsel 59600 m2 taşınmazda verasette iştiraklı olarak 2002, 1663 Ada 7 parsel 174.000 m2 taşınmazın 3/32 hissesi 2002/ 1598 Ada 16 parsel 89600 m2 verasette iştiraklı olarak davalı borçlunun eşi adına kayıtlı taşınmaz mallarıdır.
Yine davalı …’in 18.2.1993 tarihinde satın aldığı ve 30.5.2005 tarihinde dava dışı …’e sattığı 1314 Ada 9 parselde kayıtlı dubleks dairesi olduğu da tapu kayıtlarından görülmektedir.
Hernekadar tanık … …, borçluya sattığı iki parça taşınmazın bedelini borçludan aldığını ancak tapulardan birinin eşi adına tescil edildiğini, pazarlığı borçlu ile yaptığını eşini tanımadığını belirtmiş ve beyanına itibar edilmiş ise de, kadın adına alınacak bir taşınmaz için kocanın pazarlık yapması ve bedelini karısı adına satıcıya ödemesi de ülkemiz gerçekleri arasındadır. Tanık davalı …’i tanımadığını beyan etse de tapudaki satış bizzat adı geçen tanık ile … arasında yapılmıştır.
Belli düzeyde ekonomik gücü bulunan kadının taşınmaz sahibi olabilmesine engel bir durum yoktur.
O halde ev hanımı olmasına rağmen belli bir ekonomik gücü olduğu anlaşılan davalı …’in mevcut malvarlığı ve bu malvarlığından elde edeceği gelir ile dava konusu taşınmazları satın alıp alamayacağı yönünden hem mevcut tarlalar ve kooperatif hissesi hem de dava konusu taşınmazlar başında değer ve gelir tesbiti yönünden keşif yapılıp alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulü isabetli görülmemiştir. Kaldı ki acz halinde olduğu takip dosyası ile sabit olan borçlunun dava konusu taşınmazları hangi geliriyle aldığı hususunun irdelenmemesi de bir eksikliktir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 28.1.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı (Borçlu) … … davacıya 10.10.1997 tanzim 2.1.2003 vade tarihli bono ile (Senetle) borçlanmıştır. Borç miktarı 192.000 Mark karşılığı 357.135.00 YTL’dir.
Davalı … dava konusu 325 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazı 24.6.2005 tarihinde, 1869 ada 4 parseli taşınmazıda 26.4.2002 tarihinde satın almak sureti ile edinmiştir.
Tesbitlerden anlaşıldığı gibi borçlunun eşi davalı … adına satın alma işlemleri borcun doğumundan sonraki tarihlerde gerçekleşmiştir. Bu durum kocanın borcun parayı aldıktan sonra taşınmazları satın alarak eşi adına tescil ettirdiğini düşündürmektedir. Taşınmaz satıcısı … … tanık olarak dinlenmiş ve davacı iddiasını doğrulamıştır. Dairemizin sayın çoğunluğu davalı …’in 19 dönüm kadar sulu, 162 dönüm kadar kuru arazide arpa ve … pancarı tarımı yaptığını, …’in kooperatif hissesini’de sattığını gelir durumuna göre taşınmazları satın alabileceğini düşünerek hükmün bozulması görüşünü bildirmişlerdir. Ancak davalı …’in adına kayıtlı taşınmazlardan elde edebileceği gelirle dava konusu (evi) taşınmazı alabileceği kanıtlanamadığı gibi dinlenen tanık beyanı ve yerel mahkemenin delilleri değerlendirmesi davanın kabulünü ve hükmün onanmasını gerektirmektedir.
Açıklanan nedenlerle dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum.