Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/723 E. 2007/1389 K. 26.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/723
KARAR NO : 2007/1389
KARAR TARİHİ : 26.04.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı … plakalı aracına davalının maliki ve sürücüsü olduğu … plakalı araçla çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalıya ödenen 8.480.000.000 TL’sı hasar bedelinin 2.520.000.000TL’sinin kazaya karışan dava dışı aracın sigortasından, 2.750.000.000TL’sinin ise, davalı aracın sigortasından alındığını belirtip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kalan 3.130.000.000TL’sı tazminatın kaza tarihinden itibaren … Bankası’nın kısa vadeli avanslara uyguladığı yıllık % 45 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini taep etmiştir.
Davalı vekili, tazminat hesaplanmasına ve faize itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 3.130,00 YTL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili kasko sigortalısına ödenen 8.400YTL’sı tazminatın %70 kusur oranına tekabül eden 5.880YTL’sından da-
valının zorunlu mali mesuliyet sigortası tarafından ödenen 2.750YTL’sının mahsubu ile kalan 3.130YTL’sı tazminatın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 27.6.2005 tarihli bilirkişi raporunun ikinci sayfasında ve hükmün gerekçesinde davalının 3/8 oranında kusurlu olduğu kabul edildiği halde, netice ve kanaat kısmında 6/8 oranında kusurlu olacağı belirtilerek hasar hesabının da bu kusur oranına göre hesaplamış ve karar verilmiştir. O halde hükme esas alınan bilirkişi raporu, kusur oranı yönünden kendi içinde çelişkili olduğu gibi, verilen kararın gerekçesindeki kusur oranı ile hükümdeki kusur oranı da farklıdır. Bu farklılıkların giderilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 26.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.