YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1276
KARAR NO : 2008/2499
KARAR TARİHİ : 12.05.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Özel Eğitim Limited Şirketi ortaklarından davalı …’in amme alacağının tahsilini engellemek amacıyla 15.02.1999 tarihinde… Özel Eğitim Tercümanlık ve Danışmanlık İç ve Dış Ticaret Limitet Şirketindeki 600.00 YTL hissesini şirket ortağı davalı … e 400.00 YTL değerindeki hissesini de davalı … Bora’nın kardeşi …’e devrettiğini belirterek, davalı borçlu şirkete ait 15.02.1999 tarih ve 4995 yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiş, 06.10.2006 tarihli islah dilekçesi ile davalı borçlu şirketin … Özel Eğitim Limited şirketi değil… Özel Eğitim Tercümanlık ve Danışmanlık İç ve Dış Limited Şirketi olduğunu belirterek husumetin… Özel Eğitim Tercümanlık ve Danışmanlık İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi yöneltilmesini istemiştir.
Davalı … Limited Şirketi, … ve … vekili, davanın 5 yıllık süre içinde açılmadığını belirterek zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuştur.
Davalı … vekili davanın derdestlik ve zaman aşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, taplanan delillere göre islah yoluyla hasım değiştirilemiyeceği düşüncesi ile davacının dava konusu devir sözleşmesinde adı geçen kişilere ve şirkete karşı dava açma hakkı saklı tutularak davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili
tarafından temyiz edilmiştir.
Gerek İİK 277 ve müteakip gerekse 6183 sayılı kanunun 25. maddesindeki düzenlemelerden anlaşılacağı gibi iptal davası borçlunun tasarrufta bulunduğu kişiye yöneltilmişse borçlunun açıkca dava edilmemesi davanın reddini gerektirmez. Tasarrufun iptali davalarında borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı sözkonusudur. Somut olayda borçlu ortak … davalı olarak gösterilmiştir. …’nın devrettiği limited şirket paylarının noter devrindeki işlem numarası da 4995 olarak doğru gösterilmiştir. Hal böyle iken … ortağı olduğu diğer bir limited şirketin (… Limited Şirketi) adının davalı olarak gösterilmesi davanın reddini gerektirmemelidir.
Yukarıdaki açıklamalara göre davalı …’nın dava konusu devrettiği hisselerin ait olduğu… Limited Şirketinin davalı olarak düzeltilmesi kabul edilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 harçlar yasasının 13/J maddesi uyarınca Maliye Bakanlığından harç alınmamasına 12.05.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.