Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/215 E. 2008/2287 K. 01.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/215
KARAR NO : 2008/2287
KARAR TARİHİ : 01.05.2008

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ : …Asliye 3. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin …Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 3.5.2007 gün ve 2005/169-2007/125 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmiş, davalı … vekili tarafından duruşma talep edilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 29.4.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili Av. …geldi, diğer davalı …. vekili Av. … geldi, karşı taraftan gelen oladığı anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …. aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun taşınmazını davalı kızı ….’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve borçlu adına tescilini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili tasarrufun, borcun kaynağı bononun tanzim tarihinden önce yapıldığını, davacının elinde aciz belgesi bulunmadığını, davacı ile borçlu arasında hiçbir hukuki ve fiili münasebet bulunmadığını, takibe konulan senedin zorla imzalattırıldığını, tasarrufun borçlunun kızı olan diğer davalının emeklerine karşılık olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, tasarrufun bağışlama olmadığını ancak tasarrufun alacağın doğumundan önce yapılmış olduğunu, müvekkilinin, babası olan borçlunun hapiste kaldığı 5 yıl boyunca maddi ihtiyaçlarını karşıladığını bu nedenle satış işleminin gerçekleştirildiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazın önce çıplak mülkiyetinin daha sonra da tamamının davalı …’e devredildiği bu nedenle tasarrufun ikinci devir tarihinde yapılmış olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine karar verilmiş hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki delillerden anlaşılacağı gibi boçlu … 25.12.2001 tarihinde taşınmazının çıplak mülkiyetini kızı …’a satmıştır. Bilahare 17.04.2003 tarihinde de intifa hakkını kızı …’a satmıştır. Mahkemece her iki tasarruf birlikte değerlendirilerek tasarrufların iptaline karar verilmiştir. Tasarrufun iptal edilebilmesi için kural olarak borcun doğumundan sonra gerçekleşmesi gerekir somut olayda çıplak mülkiyetin devrine ilişkin tasarruf, borcun doğumunu belgeliyen 05.06.2002 tazim tarihli bononun tamziminden önce gerçekleşmiştir. Bu durumda borcun doğumundan önce borçlunun alacaklılarından mal kaçırma niyet ve kastının kanıtlamamasına göre her iki tasarrufun birlikte iptaline biçiminde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. İİK’nun 277 ve müteakip maddelerindeki düzenlemeler doğrultusunda bononun 05.06.2002 tanzim tarihinden sonraki dönemde yani 17.04.2003 tarihinde yapılan intifa hakkının deverine ilişkin tasarrufun iptali mümkündür. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin önceye dayandığına dair taraf delilleri sorulup ikmal edilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMALSINA, 550.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 01.05.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.