YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2916
KARAR NO : 2009/381
KARAR TARİHİ : 03.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araçla davacıların murisinin yaptığı kaza sonucu öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak, davacı … için 7.000 YTL, Semra için 50 YTL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için 52.329,09 YTL’ye, Semra için ise 4.532,72 YTL ye yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, davacı … için 52.329,09 YTL davacı … için 4.532,72 YTL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak ) davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Zorunlu (trafik) mali sorumluluk sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu olan sorumluluk sigortasıdır.
Bilindiği üzere, zorunlu mali (trafik) sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK’nun 85/1.maddesi hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı kanunun 91/1.maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1.maddesinde, gerekse Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olması halinde, zorunlu trafik sigortasının limitle sınırlı olacağı öngörülmüştür.
Diğer yandan, aynı kanunun 92/b maddesi ile, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3/c maddesinde, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” teminat dışı olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu madde hükmüne göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının asıl amacının, üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Ne varki, sözü edilen maddelerde “bedeni zararlardan” söz edilmemiş, sadece “mal zararlarının” güvence kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Hal böyle olunca, işletenin (sürücünün) yakınlarının uğradıkları destek zararının, trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı konusunda açık bir yasal düzenleme bulunmadığı gibi, poliçe genel şartlarında da, bu konuda bir sınırlamaya yer verilmemiştir. O halde, işletenin (sürücünün) ölümü nedeni ile onun desteğinden mahrum kalanların trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri ilke olarak kabul edilmelidir. Ancak; burada üzerinde durulması gereken husus, işletenin (sürücünün) kendi kusurundan yararlanmaması gereğidir. Yansıma yolu ile destek tazminatı isteyenlerin kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri de hukuken mümkün değildir.
Bu itibarla, destek tazminatı talebinde bulunulması halinde, davalı zarar sorumlusunun, ölenin de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek BK’nun 44/1.maddesi gereğince, tazminatın kusur oranında indirilmesini talep etmesi mümkündür. Zira, destekten yoksun kalma zararının giderilmesi isteminde bulunulması halinde, kusurun varlığı talepte bulunanın değil, ölenin davranışına göre belirlenir.
Bu durum karşısında, davacıların desteği, davalının trafik sigortacısı bulunduğu aracın sürücüsü olan kişinin tek taraflı olarak kendisinin yaptığı kazada öldüğü ve tam kusurlu bulunduğu, davalı zorunlu trafik sigortacısının bir sorumluluğunun olmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Sigorta A.Ş. Vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Koç Allianz Siorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş’ne geri verilmesine 27.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.