Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3030 E. 2009/517 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3030
KARAR NO : 2009/517
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.2.2009 salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili tarafından trafik sigortası ile sigortalanan aracın, istiap haddinden fazla yolcu taşınması sırasında ve sürücünün ağır kusuru ile meydana gelen kaza sonrasında iki kişinin ölümü ve altı kişinin yaralanması nedeni ile ölenlerin yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı, yaralananlara tedavi gideri olarak toplam 120.888,00 YTL tazminat ödendiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın sigortalı davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, istiap haddinin aşılmadığını, rücu olanağı bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, kazanın istiap haddinden fazla yolcu taşınması ve sürücünün ağır kusurundan kaynaklandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 120.888,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali mesuliyet trafik sigortacısı tarafından, kazada zarar gören 3. kişilere ödenen tazminatın, sigortalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4. maddesinde sigortacının sigorta ettirene rücu koşulları düzenlenmiş, (a) bendinde sürücünün kasıt ya da ağır kusuru, (e) bendinde istiap haddinden fazla yolcu taşınmasının rücu olanağı verdiği belirtilmiştir. Ne var ki, ödenen tazminatın ağır kusur nedeni ile sigorta ettirenden rücu edilebilmesi için aranan kusurun, asli kusur değil, kasta yaklaşan bir kusur olması gerekir. HGK’nun 10.12.2003 gün 2003/11-756-743 sayılı ilamında da “ ağır kusurda, hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara tam bir aldırmazlık söz konusudur. Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır.” şeklinde açıklanmıştır.
İstiap haddinden fazla yolcu taşınmasının sigortacıya rücu olanağı verdiği hal de, kazanın, salt istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeni ile meydana gelmiş olmasıdır. Tek başına istiap haddinden fazla yolcu taşındığının kanıtlanması yeterli değildir.
Somut olayda, trafik kazasının aracın arka lastiğinin patlaması sonucunda meydana geldiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan 29.06.2007 tarihli bilirkişi raporunda, lastiklerin diş derinliğinin standardın altında olması ve taşıma haddinin üzerinde yolcu taşınmasının lastiğin patlamasına neden olduğu dolayısıyla, olayda sürücünün de ağır kusuru bulunduğu belirtilmiştir. Raporda, teknik bir arıza olan lastik diş derinliğinin standardın altında olması ile istiap haddinin aşılmış olmasının kazaya birlikte neden olduğu açıklandığına göre, artık burada salt istiap haddi aşımının kazaya neden olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Yine sürücünün ağır kusurlu olduğu da, istiap haddinden fazla yolcu taşımasına ve standardın altında lastik kullanmasına bağlanmıştır ki, bu iki durumun da kasta yaklaşan bir kusur durumu olan ağır kusur olarak kabul edilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/02/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.