YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3816
KARAR NO : 2008/4917
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait Keşan ilçesinde kain 114 ada 1 ila 20 nolu parsellerin yakını olan …’e sattığını, …’in ise çalışanı olan …’ya sattığını, yine Keşan ilçesinde kain 122 ada 36 ve 202 ada 17 nolu parselleri ise amcasının oğlu olan …’e sattığını öne sürerek yapılan satım işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davacı tarafından aciz belgesi ibraz edilmediğini, iyi niyetli olduklarını ve dava konusu bir kısım taşınmazları satın alan …’in davaya dahil edilmediğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davalıların kötü niyetli olduklarının kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar İİK’nun 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılır. Zorunlu dava arkadaşı durumunda olan kişilerin tümünün davalı olarak gösterilmemesi halinde eksik gösterilen kişi veya kişilere dava dilekçesinin
tebliği ile davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır. Somut olayda borçlu … davalı olarak gösterilmiş ancak borçlu ile işlemde bulunan ve 114 ada 1 ila 8,13 ila 20 nolu parselleri satın alan … … ile dava konusu 114 ada 9 ila 12 nolu parselleri satın alan … davaya dahil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girmek suretiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. O halde mahkemece davacıya borçlu ile işlemde bulunan … ve … …’i davaya dahil etmesi için süre verilmeli ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.