Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3851 E. 2009/1479 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3851
KARAR NO : 2009/1479
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…. A.Ş.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı …. A.Ş. vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 17.3.2009 Salı günü davacı …. Tic. Ltd. Şti. vekili avukat …, davalı …. A.Ş. vekili avukat … … geldiler. Davalı … ve Tic. A.Ş. tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı …. A.Ş. vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde davalı borçlu … San. Ve Tic. A.Ş.’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Torbalı … 220 Ada 2 parselde kayıtlı üzerinde fabrika ve idari bina bulunan taşınmazını 30.5.2001 tarihinde dava dışı …’a, …’inde aynı taşınmazı 12.6.2001 tarihinde …. Tic. Ltd. Şirketine, …. Tic. Ltd. Şirketinin 4.7.2001 tarihinde yeniden davalı borçluya, davalı borçlunun da aynı tarihte 4.7.2001 tarihinde davalı …. A.Ş.’ne sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiş yargılama sırasında dava konusu taşınmaz satıldığından davasını İİK 283/2 madde gereğince bedele dönüştürmüştür.
Davalı …. A.Ş. vekili, davalı borçlu ile aralarında 1.9.1999 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesine göre 21.12.2001 tarihi itibarıyla 483.772.91 USD karşılığı 779.071.48 YTL alacakları olduğunu, dava konusu
taşınmazın alacağa mahsuben 559.500.00 YTL’ye alındığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2001 /16952 E. sayılı takip dosyasına konu 19.7.2001 tarihli borcun 4.7.2001 tarihli borçtan sonra doğduğu gerekçesiyle bu takip yönünden davanın reddine, bedel farkı, satış işlemlerin sıklığı ve davalı 3. kişinin borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu ancak taşınmazın yargılama sırasında davalı 3. kişinin elinden çıktığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne Torbalı … Beldesi 220 Ada 2 parsel sayılı taşınmazın 4.7.2001 satış tarihindeki değeri olan 421.999.01 YTL’sını aşmamak üzere İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2001/16951 sayılı dosya alacağının fer’ileriyle birlikte davalı …. A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı …. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle geretirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına dava konusu taşınmazın ticari işletme olması, borca mahsuben ve bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerin üstünde bir bedelle satılmış olması nedeniyle davalılar arasındaki tasarrufun iptal edilmesi ile ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazın dava dışı kişiye satılması nedeniyle İİK 283/2 madde gereğince 3. Kişi davalı … şirketinden bedel olarak tahsilinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden, 2001/16952 Esas sayılı takip dosyasına konu 19.7.2001 keşide tarihli çekin 4.7.2001 tasarruf tarihinden sonra düzenlendiği gerekçesiyle davanın bu alacak yönünden reddine karar verilmiştir. Tasarrufun iptali davasının açılabilmesinin önkoşullarından birisi borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olmasıdır. Davacı vekili davalı borçlu ile temel ilişki yönünden 24.12.2007 tarihli dilekçesinde 19.7.2001 keşide tarihli çekin vadeli olduğunu ve keşide tarihinden önce 20.4.2001 tarihinde müvekkili şirkete verildiğini ve cari hareket dökümü ve muavin defterinde çek kaydının bulunduğunu belirterek defter kayıt fotokopilerini delil olarak sunmuştur.
Ticari hayatta vadeli çek keşide edilmesi sıkça uygulanan bir ölçüdür. Bu durumda 19.7.2001 tarihli çeke ilişkin borcun doğum tarihinin tesbiti yönünden davacının delilleri toplanmalı, gerektiğinde TTK. 82. maddesi uyarınca ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; 2001/16952 Esas sayılı takip yönünden dava ön şart yokluğu nedeniyle reddedildiğinden AAÜT’nın 7. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri yerine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı …. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 625.00 duruşma vekalet ücretinin davalı …. A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 941.00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …. A.Ş.’nden alınmasına 17.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.