Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3953 E. 2009/92 K. 20.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3953
KARAR NO : 2009/92
KARAR TARİHİ : 20.01.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalılardan … ve …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında ihtiyati haciz kararı almak için mahkemeye başvurduklarını; ancak dayandıkları senedin vadesi gelmediği için bu isteklerinin reddedildiğini, bu arada borçlulardan …’ın kendisine ait evi davalılardan …’e sattığını öne sürerek, İİY.nın 280 ve devamı maddeleri uyarınca 5.000.00 YTL tutarındaki senetteki alacaklarının cebri icra yolu ile tahsili için yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, satışın gerçek olduğunu, davanın reddini savunmuş; diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın değerinin sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aşması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Bu tür davalarda mahkemenin görevi takip konusu edilip, aciz belgesine bağlanan alacak ile tasarrufa konu taşınmazın gerçek rayiç bedelinden hangisi az ise ona göre belirlenmesi gerekir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu edilen alacak miktarını 5.000.00 YTL. olarak göstermiş olup bu miktar üzerinden tasarrufun iptalini talep etmiştir. Taşınmazın tasarruf tarihi itibariyle belirlenen gerçek değeri ise 20.000.00 YTL.dir. Dosya arasında bulunan 22.02.2008 tarihli aciz belgesine bağlanan alacak tutarının, 7.260.72 YTL. olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda gerek aciz belgesine bağlanan alacak miktarının, gerekse tasarrufa konu edilen taşınmazın gerçek değerinin dava tarihine göre sulh hukuk mahkemesinin görevini belirleyen miktarı aştığı anlaşıldığından, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarda açıklanan nedenlerle reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 1.60.-TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.