Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3998 E. 2009/349 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3998
KARAR NO : 2009/349
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenilmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 3.2.2009 salı günü davacı … Belediyesi Başkan vekili Av. … geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili kuruma ait iş makinasının davalı şirkete makine kırılma sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, iş makinasında meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 176.694.61 YTL’nin, 1.12.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçede yazılı özel şartın yerine getirilmediğini, sürücüsünün operatörlük belgesi bulunmayan kişi tarafından kullanılması sırasında hasarlanması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu olay sırasında iş makinasının yeterli teknik bilgi ve beceriye sahip olmayan operatörlük belgesi bulunmayan şahıs tarafından kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281. maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Davalı vekili sigortalıya ait iş makinasının poliçe hükümlerine aykırı olarak yeterlik belgesi bulunmayan kişi tarafından kullanılması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu savunmuştur. Davacıya ait sigortalı iş makinasının 8.8.2005 tarihinde yol çalışması yapıldığı sırada ana pompa ve hidrolik tankı üzerine kaya düşmesi nedeniyle hasarlandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf bu kaza sırasında iş makinasını yeterlik belgesi olmayan …’ın kullandığını, davacı taraf ise yeterlik belgesi bulunan … kullandığını iddia etmiştir. Bu tarihten sonra belediye tarafından yol çalışmasının yürütülmesi için yeni bir iş makinası kiralamış bu araçta 11.09.2005 tarihinde … idaresinde bulunduğu sırada operatör kontrol kabinine düşen kaya nedeniyle hasar görmüştüR. Davalı taraf 8.8.2005 tarihinde meydana gelen ve sigortalı iş makinesının hasarlandığı kaza sırasında aracın … tarafından kullanıldığına dair iddialarını …’ın sigorta şirketi adına araştırma yapan …’e verdiği ifadelere ve aynı gün hastane kayıtlarında … ve …’ın da adli rapor için giriş yaptığını gösteren belgelere dayandırmıştır. Dosyaya hastane kayıtları getirilmiş, 8.8.2005 tarihinde … ve …’nin 82 ve 83 sıra numarası ile hastaneye giriş yaptığı tespit edilmiştir. Mahkemece … tanık olarak dinlenmiş; ifadesinde, 8.8.2005 tarihli kaza sırasında iş makinasını kullanmadığını, aracı …’nin kullandığını kendisinin aracın yağcısı olduğunu, kazadan sonra … ile birlikte karakolda ifade verdikten sonra hastaneye gittiklerini, … için adli rapor düzenlendiğini; ancak, kendisi için rapor düzenlenmediğini, kendisinin iş makinasını 11.09.2005 tarihinde meydana gelen kazada kullandığını ve sürücü kabinine düşen taşlar nedeniyle göğsünden yaralandığını belirtmiş, diğer tanıklar da sigortalı iş makinasının kaza sırasında … tarafından kullanıldığını ifade etmişlerdir. …’ın beyanı hastane kayıtları ile olay yeri tespit tutanağı, her iki kazada da iş makinalarının hasarlanan bölümleri dikkate alındığında, sigortalı aracın kaza sırasında sürücü … idaresinde bulunduğu ve yeterli belgeye sahip olduğu hususu değerlendirilmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Mahkemece makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında davacının zararının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.