YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4027
KARAR NO : 2009/411
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı kayınbiraderi olan davalı …’ya sattığını öne sürerek, satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini ve taşınmazlar üzerinde cebri icra yapma yetkisi verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan …, alacaklılardan mal kaçırma gibi bir amacının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından usulüne uygun bir aciz belgesi ibraz edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup,mahkemece davacı alacaklı tarafından aciz belgesi veya bu nitelikte haciz tutanağı ibraz edilmediği için davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Tasarrufun iptali davalarını, elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi olanlar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda, borçlu davalının, gerek borcun dayanağı olan senette yazılı adresinde, gerekse mal beyanında bildirmiş olduğu adresinde yapılan hacizlerde, haczi kabil malının bulunmadığı belirtilmiş olup, borçluya ait olduğu bildirilen ve kayden haciz konulan motorsiklet ve tankerin değerinin de borcu karşılamayacağı gibi, borçlu tarafından verilen mal beyanlarından da borca yetecek haczi kabil malının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda haciz tutanaklarının İİK.nun 105. maddesi uyarınca aciz belgesi yerine geçeceği kabul edilerek dava şartı gerçekleştiğinden, mahkemece işin esasına girilmek suretiyle tarafların delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.