YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4590
KARAR NO : 2009/79
KARAR TARİHİ : 20.01.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000.00 YTL’sı tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza meydana geldiği sırada davacı sürücünün alkollü olması nedeniyle zararın poliçe teminatı dışında kaldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davasının yerinde olmadığı, davasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile subut bulunmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.00 YTL’nin tahsilini talep etmiştir. Yargılama aşamasında mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 6.025.88 YTL olduğu belirlenmiştir.
HUMK’nun 4/2 maddesine göre alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Her ne kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2006 tarih 2005/13055E. 2006/1333K. Sayılı kararı ile Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu belirtilmiş ise de bu karardan sonra alınan 21.2.2008 tarihli bilirkişi raporu ile alacağın tamamının 6.025.88 YTL olduğu belirlenmiş, miktarın dava tarihi itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığı anlaşılmıştır. Bu halde alacağın tamamına göre Asliye Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.