Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4639 E. 2009/769 K. 19.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4639
KARAR NO : 2009/769
KARAR TARİHİ : 19.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı müvekkiline ait aracın kaza sonucu hasarlandığını, davalı şirketin müracaata rağmen, hasar bedeline ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 7.000 YTL’nin olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 06.02.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.750 YTL daha artırarak, toplam 9.750 YTL’nin olay tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının olay tarihinde alkollü olarak araç kullanması nedeniyle hasar talebi teminat dışı olduğundan reddedildiğini, müvekkili şirket, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden olay tarihinden reeskont faizi istenemiyeceğini, eksper raporuna göre, aracın perti uygun görüldüğünden sovtaj bedelinin indirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 9.500 YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek temmerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından tamyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temeyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kasko sigortasına dayalı olarak sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B 3.1. maddesine göre, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Davalı şirkete davacı tarafından rizikonun gerçekleştiğinin ihbar edildiği tarihin tesbit edilememesi halinde ise en geç ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihte davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece davacı tarafın davalı … şirketine rizikonun gerçekleştiğine dair belge ve bilgilerle ihbarda bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Yine ekspertiz raporunda, talep tarihi 28.02.2005, eksper raporunun tanzim tarihi 08.02.2005 tarihi olup, bu çelişkinin üzerinde durulmamış, rapor tarihinin talepten sonraki bir tarih olması gerektiği gözetilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, rizikonun gerçekleştiğinin davacı tarafından, davalıya ihbar edilip, edilmediği, temerrüde düşürülüp, düşürülmediği konusu araştırılıp sonucuna göre, hükmedilen tazminata faiz yürütülmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde olay tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru değil bozma sebebidir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.