YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4807
KARAR NO : 2009/1491
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin eski eşi …’e yabancı plakalı aracın çarpması nedeniyle vefaat ettiğini, ölenin eşine ve müvekkile tazminat hesaplandığını, ancak müvekkile ödeme yapılmadığını belirterek, 17.144.78.-YTL’nin 6.8.2006 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ölen … ile davacının kaza tarihinde hiçbir manevi bağlantısının olmadığını, davacı adına yanlışlıkla tazminat hesabı yapıldığını, ancak farkedilerek düzeltildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 17.144.78.-YTL’nin 6.8.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden yabancı plakalı araç ile davacının boşadığı eşi …’in idaresinde bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu …’in öldüğü, yabancı plakalı aracın sigorta şirketi tarafından davacı …’a ödenmek üzere manevi tazminat belirlendiği, ancak davacı ile ölen …’in boşanmış olduğu ve ölenin başkası ile
evli olduğunun anlaşılması üzerine ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava yabancı plakalı aracın sigorta şirketi tarafından belirlenen manevi tazminatın …’ndan tahsili istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun manevi tazminatı düzenleyen 47.maddesinde hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Madde metninden anlaşılacağı üzere ölenin ailesine dahil kişilerin manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Ölenin ailesinden kastedilen davacı ile ölen arasında eylemli ve gerçek bir bağlılık ve ilişki bulunan kişilerdir. Davacılar ile ölen arasındaki bağın niteliği ve derecesinin belirlenmesi hakime aittir, hakim her olayın özelliğine göre hakkaniyete uygun bir nitelendirme yapmak zorundadır. Ayrıcalıklı bir özelliği ve koşulları bulunmadıkça ölenin boşandığı eşinin BK.47. maddesinden yararlanması hakkaniyet ölçülerine uygun düşmeyeceğinden ve davacı, ölenle aralarında eylemli ve gerçek bir bağın bulunduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.