Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4833 E. 2009/642 K. 16.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4833
KARAR NO : 2009/642
KARAR TARİHİ : 16.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu aracın, davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yeşil alan sulama işinin uzun sürmesi nedeniyle suların tüm yola taşarak yolun kayganlaşması sonucu belediye aracına çarparak hasarlandığını ileri sürerek, araçta meydana gelen hasardan 6.250.-YTL’sinin, davalı Belediyeden, 4.687.-YTL’sinin ise davalı … …’dan kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı Belediye Başkanlığı, davacının belediyenin hizmet kusuruna dayanması nedeniyle görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu belirterek, yargı yolu itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, 3533 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı Belediye ve davacı Bakanlık arasındaki davanın hakem marifetiyle görülmesi gerektiğinden söz edilerek dosyanın davalı Belediye yönünden tefrikine karar verilmiş ve tefrik edilen dosyada, davalı Belediye’nin sulama yaptığı yerlerde hizmet kusuru sonucu su taşmasına sebep olduğu, suyun taşmasını önlemek için yeterli tedbirlerin alınmadığı ve kazanın bu nedenle meydana geldiği gerekçesiyle yargı yolu ba-
kımından mahkemenin görevsizliğine dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, İç İşleri Bakanlığı davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusuruna dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur.
3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanunu’nun 1.maddesinde “umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlet’e veya belediye’ye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanların, 3533 sayılı M.T.K’nda yazılı tahkim usulüne göre halledileceği; 4.maddesinde ise “Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı Devlet, Belediye veya Özel İdareler’e ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan adli yargı mahkemelerinin görevi dahilinde olan uyuşmazlıkların, o yerdeki yüksek dereceli hukuk hakimi tarafından mecburi hakem sıfatıyla çözümleneceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılmış ve sonuçlandırılmıştır. Mecburi hakemler tarafından verilecek kararlar, kesindir; aleyhine hiçbir makam veya mahkemeye başvurulamaz (3533 S.K. M6/I). Yani başka bir anlatımla, mecburi hakem kararları temyiz edilemez. Yüksek dereceli Asliye Hukuk Hakimi tarafından verilmiş olan karara karşı yeniden incelemeyi gerektirecek haklı sebeplerin varlığı halinde 30 gün içinde kararı vermiş olan hakeme itiraz edilebilir (3533 S.K. M6/II). Bu itiraz aynı mecburi hakem tarafından incelenir. Mecburi hakemin itirazı üzerine vereceği karar kesindir (3533 S.K. M6/III).
Ancak hakimin yetki ve görevi dışında verdiği kararlar kamu düzenini ihlal edecek mahiyette ise bu hususlar temyiz edilebileceği gibi re’sen de gözetilebilir. Somut olayda böyle bir durumda yoktur.
Bu itibarla en yüksek dereceli Asliye Hukuk Hakimi tarafından mecburi hakem sıfatıyla görülen davada verilen karar, 3533 Sayılı Kanunun 6/1.maddesi uyarınca kesin olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE 16.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.