YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5338
KARAR NO : 2009/1819
KARAR TARİHİ : 30.03.2009
MAHKEMESİ : Kadıköy Asliye 6. Hukuk Mahkemesi
2-…
3-…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, dava dışı … Ltd. Şti. aleyhine alacaklarının tahsili için dava açtıklarını, dava sonunda verilecek tazminatın tahsilini engellemek için şirketin inşaat sözleşmesinden kendisine düşen daireleri davalılara sattığını ileri sürerek, tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davada İİK’nın 277 vd. maddelerindeki şartların bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin muhtemel alacaklarının tahsilini önlemeye yönelik olarak tasarrufların yapıldığını ileri sürmüş ve 28/03/2005 tarihinde de icra takibini başlatmıştır.
Davacının istemi, icra takibi sonucunda alacağın tahsilini sağlamak amacıyla tasarrufların iptalini temin etmeye yöneliktir. Bu hali ile davacının davasının, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu açıktır.
İİK’nın 277. maddesine göre, tasarrufun iptali davasını elinde borçlu hakkında alınmış geçici (İİK. md.105) veya
kesin aciz (İİK. md.143) belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu bir dava şartı olup, hakim tarafından kendiliğinden nazara alınmalıdır.
Yapılan takipte alacağın kesinleşmiş olması da öncelikle araştırılması gereken hususlardan olup, takipte yapılan itirazlar sonucu açılmış davaların dahi bekletici mesele sayılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı tarafça takip başlatılmış; ancak, davalıya tebligat bile yapılmamış, giderek haciz yapılmamış ve aciz halinin varlığını gösteren belgeler de alınmamıştır. Bu nedenle dava şartlarının gerçekleşmediği yolundaki mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi halinde davalı taraf lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 4 numaralı bendinde yer alan “1.800,00 YTL nisbi” ibaresinin çıkarılarak yerine “500,00 YTL maktu” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcının davacıdan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı fazla alınan 58.40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 30/03/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.