Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5583 E. 2009/1331 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5583
KARAR NO : 2009/1331
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’ın, alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Elazığ, … Mahallesi, 138 Ada, 171 parsel, zemin kat 2 nolu bağımsız bölümü 7.12.2007 tarihinde eşi davalı …’a sattığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu taşınmazın davalılar tarafından konut olarak kullanıldığını, meskeniyet iddiası nedeniyle haczi mümkün olmayan taşınmazın mal kaçırma amacıyla satılamıyacağını, borçlunun davacı yanında daha önce asgari ücretle çalışan işçi olduğunu, bu nedenle borcun kaynağının ve miktarının sorgulanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre, davalıların karı-koca, satış işleminin de bu nedenle İİK. 278.madde gereğince bağışlama olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Elazığ, Merkez, ………… Mevkii, 138 Ada, 171 parselde zemin kat, 2 nolu bağımsız bölümün, 7.12.2007 tarihli satış işleminin iptali ile davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, icra takibinin kesinleşmesine ve borçlu hakkında 6.10.2008 tarihli aciz belgesine, karı-koca arasındaki tasarrufların İİK 278/2.madde gereğince bağışlama hükmünde olup, bedel ve iyiniyet unsurlarına bakılmaksızın

iptale tabi bulunmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; “İİK’nun 283/1.maddesi gereğince davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisi elde eder ve dava konusu gayrimenkul ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine, mahal olmadan o gayrimenkulün haciz ve satışını isteyebilir…” hükmünü içermektedir. Anılan yasal düzenleme gereği kişisel hakka ilişkin hüküm kurulması gerekirken, tapu kaydının iptaline ve borçlu adına tesciline şeklinde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan “… davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline” tümcesinin hükümden çıkarılarak yerine “… takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına” tümcesinin yazılarak hükmün HUMK’nun 438/7.madde gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 425.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.