YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5612
KARAR NO : 2009/1561
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :… …, …, … AŞ.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar … … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı dava dilekçesinde, davalı tarafa ait aracın, kendisine ait araca çarpması sonucu aracını tamir ettirip 2.880.-YTL hasar bedelini ödediğini, davalı aracının sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 2.880.-YTL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … AŞ. vekili, kaza tesbit tutanağı ve dava dilekçesinde davalı taraf aracının işleteni olarak davalı …’ın gösterildiğini; ancak, müvekkil şirkete kayıtlı poliçede işletenin … olarak yer aldığını, bunun kazadan önce araç işleteni …’ın aracını …’a devrettiğini, … genel şartlarına göre poliçe vadesi içinde araç devri söz konusu olduğunda poliçenin devirden itibaren 10 gün için hüküm ifade edeceğini, bu süre içinde poliçenin yeni işleten adına yapılmadığını, devir bildirilmediği takdirde poliçenin münfesih olacağını, bu nedenle tazminattan sorumlu olmayacaklarını, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti dahilinde gerçek zarardan sorumlu olacağını, kusur ve hasarı kabul etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … …, kazayı kendisinin yaptığını, davacının aracına çarptığını, tutanakta kusurlu olduğunun tesbit edildiğini, aracı olaydan 3 gün önce davalı …’den haricen satın aldığını, poliçede işleten olarak gösterilen …’ı tanımadığını, … poliçesi düzenlenirken sigorta acentesi tarafından yanlış kayıta girilmiş olduğunu belirtmiştir.
Davalı …, adına trafikte kayıtlı aracını, davalı …’a haricen sattığını, davalı …’ın aracın devrini almak için süre istediğini, sonrasında da kazanın olduğunu, kaza ve zararla ilgisi bulunmadığını, poliçede ismi geçen …’ı tanımadığını, aracı bu şahıstan almadığını ve bu şahsa satmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.695.69.-YTL tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar …’dan tahsiline, davalı … AŞ. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar … … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava … kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275.maddesi hükmü gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, kusur ve hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırmadan davacı tarafça ibraz edilen parça bedeline ilişkin fatura ve kaza tesbit tutanağına göre davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı … … 6.3.2008 tarihli oturumdaki “aracımla davacının aracına çarptım, … polisi ekibince tutulan tutanakta kusurlu olduğum tesbit edildi” şeklindeki beyanı kusuru kabul anlamına gelmez. HUMK.nun 275 ve takip eden maddeleri gereğince, kusur ve hasar yönünden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
2-Dosyaya getirtilen davalı taraf aracının … kaydına göre, araç 30.4.2003 tarihinden itibaren davalı … adına kayıtlı olup, kazanın 6.10.2007 tarihinde meydana geldiği, … poliçesi de, 22.1.2007/2008 vadeli olarak yapılmıştır. Yine … poliçesinde davalı aracının, işleten ismi dışında diğer tüm bilgilerin (motor şasi no, modeli vs.) … kaydı ile örtüşmektedir. Bu durumda, poliçe vadesi içinde resmi ve geçerli şekilde işleten değişikliği olduğundan sözetmek mümkün değildir.
Kaldı ki; işletenin değişmesi halinde dahi; 2918 sayılı KTK’nun 24.maddesine göre ZMMS bulunmayan bir taşıtın … belgesi alması ve dolayısıyla trafiğe çıkması mümkün bulunmadığından aktin yenilenmediği, kendiliğinden fesholunduğu hususları sigortası ile sigortalısı arasındaki iç ilişki olup, 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin de tazminattan sorumluluğu cihetine gidilmesi gerekirken, yazılı biçimde davalı … AŞ. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi isabetli değil, bozma sebebidir.
3- Kabule göre de; davacı dava dilekçesinde, tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. … kazasından kaynaklanan maddi tazminat davalarında, davalı aracının işleteni ve sürücüsünün, herhangi bir ihtara gerek olmaksızın olay tarihinde temerrüde düştüklerinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı … yönünden olay tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı… ile davalılar … …, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı…’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 19.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.