YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5625
KARAR NO : 2009/1564
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı… A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.563.YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 2.781.50.YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı … … limiti dahilinde sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 6.11.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini 2.671.45.YTL daha artırarak toplam 5.452.95.YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı … A.Ş vekili cevap dilekçesinde, sigortalının kusuru oranında azami 4000.YTL … limiti ile sorumlu olduklarını, davadan önce temerrüde düşürülmediklerinden ödeme tarihinden faiz istenemeyeceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, ıslahla artırılan miktar yönünden davanın azamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 5.452.95.YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, davalı… A.Ş yönünden davanın ıslah edilen bölümü yönünden reddi ile davalının 2.781.50.YTL için pliçe limiti dahilinde dava tarihinden işleyecek avans faizi ile sorumlu olmasına karar verilmiş; hüküm davalı… A.Ş vekili tarafından faiz oranı yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taraflar tacir olduğundan hükmedilen tazminata avans faizi yürütülmüş blunmasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK.nun 388, 389 ve devamı maddelerinde, hüküm ve hüküm sonucunun hangi hususları ihtiva edeceği düzenlenmiştir. HUMK.nun 388/son maddesinde, “hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli” olduğu belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 389. maddesinde, ” verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak suretle gayet sarih ve açık yazılmalıdır” hükmüne yer verilmiştir.
Bu açıklamalar altında, somut olaya bakıldığında; davalı … vekili ıslahla artırılan 2.671.45.YTL miktar yönünden süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş; mahkemece de zamanaşımı itirazı kabul edilerek davalı … şirketinin sadece dava dilekçesinde talep edilen 2.781.50.YTL tazminat için … limiti dahilinde sorumlu tutulmasına, zamanaşımı itirazı, sadece itirazda bulunanı bağlayacağından diğer davalı …’ın bu konuda itirazı olmadığından onun tazminatın tamamından sorumlu olması gerektiği hükmün gerekçesinde belirtilmiştir. Buna rağmen hüküm fıkrasının 1.bendi A ve B şıklarında davanın kabulüne, 5.452.95.YTL’nin 20.7.2004 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı… yönünden davanın ıslah edilen bölümü yönünden reddi ile davalının 2.781.50.YTL için … limiti dahilinde dava tarihinden avans faizi ile sorumlu olmasına” şeklinde hüküm kurulmuştur. Hükümde, sanki, davalı … hem 5.452.95.YTL tazminattan ödeme tarihinden hem de 2.781.50.YTL yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sorumlu
tutulmuş gibi tahsilde tekerrüre sebep olacak şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Hüküm fıkrasının infazda duraksama yaratmayacak, tereddüde yol açmayacak biçimde kaleme alınması HUMK:nun 388, 389 ve devamı maddelerinde öngörülen düzenlemeye uygun olması gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru değil bozma sebebidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı… A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı… A.Ş’ye geri verilmesine 19.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.