Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5798 E. 2009/2326 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5798
KARAR NO : 2009/2326
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu araca davalının maliki olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu, hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının olayın meydana gelmesinden %75 oranında kusurlu olduğu benimsenerek, davanın kısmen kabulü ile 8.850.Euro’nun, 22.7.2004 takip tarihindeki Türk Lirası cinsinden değeri üzerinden takibin devamına, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Davacı dava dilekçesiyle Türk plakalı aracının trafik kazası sonucu uğradığı zararın yabancı para karşılığının olay tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası (21.894.65.TL asıl alacak ve 692.00.TL işlemiş faizi) olarak tahsilini istemiştir. Taraflar Türk vatandaşı olup Türk plakalı
../…

araçtaki hasar, Türkiye’deki haksız fiil sonucu meydana gelmiştir. Ortada sözleşme dışı bir sebepten kaynaklanan tazminat talebinin bulunduğu açıktır. Sözleşmeye dayalı olmayan tazminat taleplerinde ise yabancı paraya hükmedileceği konusunda yasa da açık bir hüküm yoktur. Bilindiği gibi mala ilişkin zarar, haksız fiilin gerçekleştiği anda meydana gelir. Zarar gideriminden amaç ise haksız fiil tarihinde zarar görenin mal varlığında, haksız fiilden kaynaklanan azalmanın giderilmesidir. Bu durumda YHGK’nun 14.2.2001 gün 2001/19-17 sayılı kararı da gözönünde bulundurularak davacının zararının haksız fiil tarihinde memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabulü ile Türk Lirası cinsinden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Türk plakalı davacı aracındaki hasarın Türkiye’de meydana geldiği ve Türkiye’de tamir ettirileceği de göz önünde bulundurularak, meydana gelen hasar Türk Lirası üzerinden hesaplanarak tamirin ekonomik olup olmadığı, tamirin ekonomik bulunmaması halinde aracın kaza tarihindeki ikinci el satış değeri ile hurda değeri de tesbit edilmek suretiyle araçtaki gerçek zararın saptanması için İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, gerekçeli rapor alınarak varılacak uygun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bette açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.