YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5871
KARAR NO : 2009/2322
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu, davalı şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin usulüne uygun müracaata rağmen davalı şirketçe ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 8.000.-YTL’nin, kaza tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza sırasında araç sürücüsünün epilepsi hastalığının nüksettiğini ve kazanın bu nedenle meydana geldiğini, sürücünün ehliyeti olsa da bu ehliyetin 2918 sayılı KTK’nun 41. ve 45. maddesindeki şartlara uygun olmadan alındığını, ehliyet alması yasal olarak mümkün bulunmayan bir sürücünün meydana getirdiği hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu aracı kullanan dava dışı sürücünün epilepsi hastalığının etkisindeyken kazanın meydana geldiği, 2918 sayılı KTK’nun ve yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca epilepsi hastalarına sürücü belgesi verilemeyeceğinden, meydana gelen hasarın teminat dışında kaldığı benimsenerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2004/8323-2005/4809 sayılı ilamıyla poliçe dava dışı Türk Ticaret Bankası’nın dain-i mürtehin hakkı sahibi olduğunun anlaşılması nedeniyle, bankadan davaya
muvafakat ve icazet alınması için davacıya süre verilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak bu usuli eksiklik giderildikten sonra yine davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın da davacı vekilince temyizi üzerine, hüküm, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2006/10412-2007/13406 sayılı ilamı ile sürücünün olaydan önce gerekli sağlık muayenelerinden geçerek yasal yollarla sürücü belgesi aldığı, davalının aksi yöndeki iddialarının soyut gerekçelere dayandığı, kaldı ki davacının üniverside yapılan tedavi ve müşahadelerinde epilepsi hastası olduğuna ilişkin bir bulguya da rastlanmadığı belirtirek, yeniden bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulü ile 5.192.91.-YTL tazminatın, 19.6.2001 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Genel Şartları’nın 6.3.1.maddesinde, sigortacının hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davalı … şirketinin en erken expertiz raporunun düzenlendiği tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Davacının davadan önce ve noter aracılığıyla çekilen 11.5.2001 tarihli ihtarnameden önce davalı sigortaya başvuruda bulunduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, davalı tarafından araç üzerinde 16.3.2001 tarihinde expertiz incelemesi yaptırıldığı ve davalının bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı … aleyhine 16.3.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma
../…
nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “dava tarihi olan 19.6.2001” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “16.3.2001 temerrüt” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 210.36.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.