Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5954 E. 2009/418 K. 05.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5954
KARAR NO : 2009/418
KARAR TARİHİ : 05.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı düşük bir bedelle diğer davalı …’a sattığını öne sürerek, satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, satış işleminde muvazaa bulunmadığını ve iyi niyetli olduğunu, davanın reddini savunmuş; diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı …’ın davalı borçlunun borcundan haberi olmadığı ve iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalı …’un diğer davalı borçlu …’yu tanımadığı, daireyi borçludan dava dışı …’nın satın aldığı ve onun tarafından emlakçı aracılığıyla …’a satıldığı, …’ın iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava ve tasarrufa konu edilen… ilçesi, 1288 ada 12 nolu parselin 8/118 payı 24.11.2006 tarihinde vekil sıfatı
ile … tarafından davalı …’a satılmış olduğu, kararda ismi geçen …’nın satış ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmış olduğundan, resmi kayıtlara aykırı tanık beyanlarına değer verilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi İİK’nun 278/2 maddesine göre, akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitleri’ bağışlama olarak kabul eden hükmü karşısında, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin belirlenmesi ve olayda İİK.nun 278/2. Maddesinin uygulanmasına yer olup olmadığının değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.2.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.