Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/6031 E. 2009/1085 K. 03.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6031
KARAR NO : 2009/1085
KARAR TARİHİ : 03.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın önşart yokluğundan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Samsun İncesu 151 Ada 3 parselin 236/410 hissesini 152 Ada 4 ve 5 parselin tamamını 7.5.1998 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, aciz vesikası sunulmadığını, tasarrufun hesap kat’inden önce yapıldığını, borcun kısmen ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların müvekkiline ait 152 Ada 2 ve 3 parsele komşu parseller olması nedeniyle alındığını bedelinin ödendiğini borçlu ile yakınlığı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre aciz belgesi sunulmadığından ve davacının aciz belgesi talebi reddedildiğinden davanın önşart yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaları elinde kati (İİK.143) veya geçici (İİK.105. madde) aciz vesikası bulunan alacaklılar açabilir. Aciz vesikasının varlığı dava önşartı olup yargılamanın her aşamasında sunulabilir ve mahkemece varlığı re’sen araştırılmalıdır.
Somut olayda davanın açılış tarihinden itibaren aciz vesikası ibraz edilmediği ve talep edilmiş olmasına rağmen aciz vesikası istemi reddedildiği, davacıya aciz vesikası verilmediği dolayısıyla dava önşartı bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
İİK.nun 105. maddesindeki borç ödemeden aciz halinden maksat, bu konuda tutulan haciz tutanağı ile borçlunun yazılanlardan başka haczi kabil malı olmadığının saptanmasıdır. Yasanın 143. maddesindeki kat’i aciz vesikası ise alacaklının alacağını tamamen sağlayamaması halinde, klan miktarı göstermek bakımından İcra Müdürlüğünce düzenlenip verilir.
1998/20089 Esas sayılı takip dosyasında 5.6.2003 tarihli kat’i aciz belgesi düzenlendiği ancak daha sonra bunun iade edildiği anlaşılmaktadır. İcra Müdürlüğü’nce verilen kat’i aciz belgesi şikayet yoluyla iptal edilmedikçe geçerliliğini koruyan bir belgedir. Aciz belgesi şikayet veya itiraz yoluyla icra mahkemesince ortadan kaldırılmadıkça, mahkemece gerek re’sen gerekse davalının savunması doğrultusunda usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olup olmadığı konusunda inceleme yapılamaz.
Bu nedenle 5.6.2003 tarihli kat’i aciz belgesinin hukuken geçerliliği, ayrıca takip dosyasında mevcut 16.7 – 18.8 – 21.7-21.8.1998, 24.4.2001, 21.10.2003 ve 8.12.2003 tarihli haciz tutanaklarının İİK.nun 105. madde kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.