Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/6065 E. 2009/2868 K. 05.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6065
KARAR NO : 2009/2868
KARAR TARİHİ : 05.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar …, … ve … vekilince istenilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 5.5.2009 salı günü davacı ve davalılardan … tarafından kimse gelmedi. Davalılardan …, … ve … vekilleri Av. … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılardan …, … ve … vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili davalılardan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklarına … haczi kabil mal bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla Samsun’da kain 7770 ada 1 nolu parsel üzerinde bulunan 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin 1/5’er, 5 nolu bağımsız bölümün 19/20 payını kardeşi olan davalı …’a, 3 nolu bağımsız bölümün 1/5 payını kardeşi olan diğer davalı …’a, 4 nolu bağımsız bölümün 1/5 payını ise yine kardeşi olan davalı …’e devrettiğini öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar … ve … ile …, yetki itirazı ile birlikte tasarrufun paydaşlar arasındaki alacak – borç ilişkisinin ve mevcut ortaklığın giderilmesi amacıyla yapılan rızai taksim sözleşmesine dayalı olduğunu, mal kaçırma amacının bulunmadığını, davacının aciz vesikası almadığını savunarak davanın reddini istemişler, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece taşınmazların akit tablosundaki satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne davalılar arasındaki hisse satışı ile ilgili tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılardan …,… ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda iptali istenilen tasarrufun tarafı olan tüm kişilerin zorunlu dava arkadaşı olmaları nedeniyle davada davalı olarak gösterilmeleri gerekir. Somut olayda iptali istenilen tasarruf Tapu Sicil Müdürlüğünde 22.05.2007 tarihinde yapılan resmi senette belirtilen taksim sözleşmesi olup davalı olarak gösterilen kişiler dışında ayrıca … …’un da sözleşmenin tarafı olduğu dava dilekçesi içeriğinde iptali istenen tahkim sözleşmesi ile … …’a da yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle adı geçen kişinin de davalı olarak davaya dahil edilmesi gerekir. O halde taksim sözleşmesinin tarafı olan … ’un diğer davalılarla zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle davalı sıfatı ile davaya dahil edilerek kendisine dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken bu yönler göz ardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Davalılar …, … ile …’in temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 625.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan …, …, ve …’e verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılardan …, … ile …’e geri verilmesine 5.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.