YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10521
KARAR NO : 2010/2782
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araçta meydana gelen kazada, annesinin ölümü nedeniyle müvekkilinin küçük oğlu … ’un zarar gördüğünü ileri sürerek, 15.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilince davacıya ödeme yapıldığını ve ibra edildiklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen poliçede üçüncü kişilerin manevi zararlarının da teminat altına alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.000,00 TL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesi kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 92/f maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 3/e maddelerinde, manevi tazminat taleplerinin sigorta poliçesi ile verilen teminatlar kapsamında olmadığı açıkça düzenlenmiştir. Bununla beraber, birleşik kasko sigorta poliçesinde manevi tazminat için de teminat verilmesi mümkündür. Ancak, bu hususun poliçede açıkça düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında hem kasko ve hem de zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir. Davacı taraf, düzenlenen birleşik kasko sigortası poliçesindeki “artan mali sorumluluk” ibaresine dayanarak manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece da poliçedeki bu ibare manevi
zararlara ilişkin bir teminat olarak kabul edilmiştir. Ancak, poliçede manevi tazminat klozu bulunduğunun kabulü için, bu hususun poliçede açıkça düzenlenmesi gerekir. Poliçede bu hususta bir açıklama bulunmamaktadır. Ayrıca, bu tip sözleşmelerde geçen artan mali sorumluluk ibaresi, esasen ihtiyari mali sorumluluk teminatı için kullanılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, poliçedeki artan mali sorumluluk ibaresinin ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında bedensel maddi zararlara ilişkin olduğu gözetilerek, davadaki istemin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve somut olaya uymayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.