Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10576 E. 2010/5954 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10576
KARAR NO : 2010/5954
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi dışında davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, … 1.İcra Müdürlüğünün 2006/2496 Esas sayılı dosyasında davalı borçlular aleyhine yapılan takipte, talimat yoluyla 02.3.2006 tarihinde müvekkili şirkete ait işyerinde haciz işlemi yapıldığını, işyerinin ve mahcuzun borçlularla bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, mahcuz üzerindeki haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı 3.kişi ile davalı alacaklı vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 27.11.2008 gün ve 2008/12673-18417 sayılı ilamı ile “davanın konusuz kalmış olmasına göre” karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 08.5.2009 gün ve 2009/58-36 sayılı karar ile “dava konusuz kaldığından karar verilmesine yere olmadığına” karar verilmiş, bu esas hükme yönelik olarak davacı (3.kişi) vekilinin HUMK.nun 455 vd.maddeleri uyarınca yapmış olduğu tavzih talebi, 11.9.2009 tarihli ek karar ile red edilmiş, hüküm (11.9.2009 tarihli Ek Karar) davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 vd.maddeleri uyarınca açılan istihkak davası niteliğindedir.
Evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde verilen 11.9.2009 tarihli mahkeme hükmü temyiz eden davacı 3.kişi vekiline 01.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesi ise İİK’nun 363. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra, 14.10.2009 tarihinde sunularak hakim havalesi yapılmış ve harcı yatırılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, İİK’nun 365/son maddesi gereğince, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı (3.kiyi)’ye geri verilmesine 28.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.