YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1295
KARAR NO : 2009/6244
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı …’a ait, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresinde iken karıştığı trafik kazası sonucu, yaralanan dava dışı … tarafından müvekkili aleyhine açılan Adana 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/618 Esas ve 2007/161 Karar sayılı kesinleşen dosyasında belirlenen iş göremezlik tazminatının, faiz ve fer’ileriyle birlikte toplam 10.574.00 YTL’nın hak sahibine icra kanalıyla ödendiğini, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 10.574.00 YTL’nın 27.05.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari(reeskont) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, bedeni zararlarda şahıs başına azamı poliçe teminatının 18.000.00 YTL olduğunu, Adana 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/618 Esas sayılı dosyasında dava ihbar dilekçesinin müvekkili şirkete 01.12.2003 tarihinde tebliğ edildiğini ve bu tarihten önce temerrütlerinin bulunmadığını, davacının ödemek zorunda kaldığı faiz, masraf ve vekalet ücretini ödemekle yükümlü bulunmadıklarını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının, zarar görene kendi kusuru oranında ödediği parayı davalı … şirketinden limit dahilinde rücu edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.574.00 YTL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bu sorumluluk sigortası ile güvence altına alınan asıl menfaat, sigorta ettirenin menfaatidir. Bu nedenle, üçüncü kişilere zarar veren motorlu araç işleteni olan sigorta ettiren, zarar görenlere tazminat ödemesinde bulunduktan sonra kendi sigortacısından, sigorta limitleri ve koşulları içinde kalan ve gerçek zarara ilişkin bölümünü dava yoluyla talep edebilir. Bu sigorta sözleşmesinin âkidi olmayan ve motorlu araç işleticisi veya onun durumunda bulunmayan kişilerin ise böyle bir talep hakları yoktur.
Somut olayda, davacı …, malik veya işleten sıfatı bulunmayan sürücüdür. Davacı, sigorta akidinin tarafı olmadığı gibi sigorta akdinin davacı yararına yapılması da mümkün değildir. O halde, davacının sürücüsü bulunduğu aracın zorunlu trafik sigortacısından, zarar gören üçüncü kişilere ödediği tazminatı talep etmek hakkı da yoktur. Husumet, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen gözetileceğinden, aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.