YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1458
KARAR NO : 2009/3418
KARAR TARİHİ : 21.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın meydana gelen kaza ile hasarlandığını, sürücüsünün kazada yaralandığını, davalının ihtara rağmen hasar bedeli ve tedavi giderlerini ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla araç bedeli 17.250,00TL, tedavi gideri 500,00TL toplam 17.750TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının primlerini zamanında ödemediğinden sözleşmenin fesh olduğunu, hasar miktarına ve temerüd tarihine itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 10.3.2008 tarih, 2007/4814E, 2008/6691K. Sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 16.750,00TL tazminatın, 500,00TL tedavi masrafının ihtar tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
HUMK’nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tespiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Hükme esas alına bilirkişi raporu HUMK’nun 281. maddesinde belirtilen bilirkişi raporunda bulunması gereken hususları da içermemektedir. Anılan maddeye göre bilirkişi raporunun, tarafların ad ve soyadlarını, bilirkişinin görevlendirildiği hususları, inceleme konusu yapılan maddi vakıaları, gerekçeyi, sonucu, düzenlendiği günü ve bilirkişilerin imzalarını içermesi gerektiği belirtilmiş olup, açıklanan hususları tam içermeyen, dayanakları ve gerekçeleri gösterilmeyen, Yargıtay’ca denetimi olanaksız olan, sadece kanaati bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün değildir. Bu durumda bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğinden de söz edilemez. Mahkemece yapılacak iş, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan HUMK’nun 281. maddesinde belirtilen ve bozma ilamında değinilen hususları da karşılayacak şekilde, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.