Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/1932 E. 2009/3981 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1932
KARAR NO : 2009/3981
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar, 16.07.2007 tarihinde borçlunun takip ve mal bayanında belirttiği adreste borçlunun huzurunda haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı şirket borcun doğumuna esas teşkil eden davanın açıldığı tarihten sonra 02.02.2006 tarihinde davalı borçlu ve kardeşi tarafından borçlunun işyeri adresinde kurulmuş ve aynı konuda faaliyete başlamıştır. Vergi idaresinin cevabına göre borçlu adresten haciz tarihinden sonra ayrıldığını bildirmiştir.
Yapılan bu işler, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işyeri devri niteliğinde olup alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır. Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK’nun 44. ve BK’nun 179. Maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu durumda, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacıda B.K’nun 179.maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan davacı üçüncü kişinin davasının reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek kararın BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklı Adil Merhametliye iadesine 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.