Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2076 E. 2009/3812 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2076
KARAR NO : 2009/3812
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın üçüncü şahsa kiralandığını, aracın bu süre içinde çalındığını belirterek, araç bedeli olan 23.000.-YTL’den muafiyet bedeli olan %25’inin tenzil edildikten sonra 17.250.-YTL tazminatın reestont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlığın olup biçimi itibariyle teminat dışı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kiralanan aracın hırsızlık ve emniyeti suistimal yoluyla çalınmasının poliçe teminatı dahilinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 17.250.00.-YTL’sı tazminatın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasanın 1270.unci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı Kuveyt Türk Finans Kurumu’nun dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmakla, sigortalı araç üzerinde dain ve mürtehinin de menfaati bulunduğundan hasar tazminatını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle sigortalının talep ettiği tazminat dain ve mürtehinin muvafakati olmadan ödenemez. Buna göre, davanın dain ve mürtehine ihbar edilerek, muvafakati olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.