Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2287 E. 2009/5879 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2287
KARAR NO : 2009/5879
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesi ile ,Fethiye 2 .İcra Müdürlüğünün 2005/4361 Esas ve Nevşehir 2.İcra Müdürlüğünün 2006/116 Talimat sayılı dosyasından, davacının oğlu olan borçlunun borcundan dolayı davacı 3.kişiye ait evdeki halıların 27.03.2006 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davalının borçluya sattığı halıların bedelinin ödenmemesi üzerine borçlunun Fethiye’de bulunan işyerine gidildiğinde, işyerinin kapatılıp halıların kaçırıldığını öğrendiklerini, borçlunun davacı annesi ile birlikte oturduğu evde haczedilen halıların, davalının sattığı halılar olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3.kişinin delil olarak sunduğu ceza dosyalarından, davacının borçlu ile aralarında husumet bulunduğundan birlikte oturmadıklarının anlaşıldığı ve davacının borçlunun annesi olması nedeniyle alacaklarını tahsil etmeye çalıştıklarından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu halılar 27.03.2006 tarihinde, haciz mahallinde bulunan komşularının borçlunun oturduğu ev olarak gösterdiği ve zabıta araştırması sonucu düzenlenen 28.06.2007 tarihli müzekkere cevabında tesbit edilen borçlu adresinde haczedilmiştir. Davacı 3.kişi tarafından delil olarak sunulan ve mahkeme gerekçesine dayanak alınan ceza dosyaları ve Cumhuriyet Savcılığıca alınan ifadelerde davacı ile şikayet edilen borçlunun birlikte ikamet ettikleri beyan edilmiştir. Bu Durumda davacı 3.kişi anne ile borçlu oğlunun haciz adresinde birlikte oturduğu sabit olup, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi, dava konusu hacizli mallara ilişkin herhangi bir mülkiyet belgesi sunmadığı gibi, 88 adet halıyı hangi hukuki ve fiili sebeple elinde bulundurduğunu da izah edememiştir. Ayrıca bu kadar büyük miktarda halının kullanım amaçlı olarak davacının evinde bulunması yaşam deneyimlerine aykırıdır.
Mahkemece, mülkiyet karinesi aksini ispatlayamayan davacı 3.kişinin davasının reddine karar vermesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.