Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/248 E. 2009/2375 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/248
KARAR NO : 2009/2375
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, alacağın rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itiraz nedeniyle, poliçe limiti 4.000,00.TL. yönünden davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirketleri nezdinde poliçe olmadığını, ibraz edilen 17.05.2005 düzenleme tarihli poliçenin geçersiz ve sahte olduğunu, zira müvekkili şirket yönetim kurulu kararı gereği 31.12.2004 tarihinden sonra poliçe düzenlememe kararı alındığını, sorumluluklarının olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı şirketin alınan karar gereği 31.12.2004 tarihinden itibaren poliçe tanzim etmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko poliçesine dayalı rücuen tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece her ne kadar davalı … şirketinin yönetim kurulunca 31.12.2004 tarihinden itibaren poliçe tanzim etmeme kararı alınmış olması nedeniyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut olan 17.05.2005 düzenlenme tarihli Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin davalı … şirketinin acentası tarafından düzenlenip priminin tahsil edilerek poliçe aslının davalı şirketin sigorta ettirenine verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 95/1 maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılmaskı veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davalı … şirketi ile acentası arasındaki ilişki iç ilişki olup, 3.ncü kişi durumandaki davacıya karşı ileri sürülemez. Ayrıca davalı poliçenin tanzim tarihinde acenta sözleşmesinin feshedildiğine dair bir savunmada da bulunmamıştır. O halde taraflar arasında tanzim edilen sözleşme geçerli olup mahkemece işin esasına girilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.