Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2482 E. 2009/4641 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2482
KARAR NO : 2009/4641
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesi ile İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2007/2172 Esas sayılı dosyasından borçlu şirketin işyerinde yapılan 22.01.2007 tarihli haciz sırasında davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek, İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, borçlunun haciz yapılan fabrikada kiracı olduğunu,borçlu ile yapılan hisse devri şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle, hem hisse devir sözleşmesinin hem de kira sözleşmesinin feshedildiğini, hacizli malların fabrikanın ayrılmaz parçaları olduğundan haczinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmalara gelmemiş ve cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/346 Esas 2008/74 karar sayılı davasından, borçlu ve 3.kişi arasında hisse devri anlaşması gereğince hacizli malların da bulunduğu işyerinin borçluya devredildiğinin anlaşıldığı ve bu nedenle haczin borçlu elinde yapılmış sayılması gerektiği ibraz edilen kira sözleşmesinin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1.Dava konusu tanklar, 22.01.2007 tarihinde davalı 3.kişi şirket yetkilisi huzurunda haczedilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut bulunan, 01.10.2005 tarihli hisse devir sözleşmesi, bu sözleşmeye ilişkin olarak borcun doğumundan önce çekilen noter ihtarnamelerinden, haczin gerçekleştiği fabrikanın davalı 3.kişiye ait olduğu, anılan hisse devir sözleşmesi kapsamında fabrikada bulunan makinelerin borçluya 6 ay içerisinde ödenecek bedel karşılığı devredileceği, bu bedel ödenmez ise ödenen kısmın kira bedeli olarak sayılacağı, borçlunun bu edimini yerine getirmediğinden bahisle 3.kişi tarafından borçluya önce hisse devir sözleşmesinin sonra da kira sözleşmesinin sona erdiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu şirket temsilcisi ise, Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/346 Esas 2008/74 karar sayılı dosyasında hisse devir sözleşmesi gereğince hisenin adına tescilini istemiş; mahkemece, edim yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davacı alacaklı, dava konusu tankların kendileri tarafından borçluya satıldığına ilişkin olarak 14.07.2006 tarihli fatura sunmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/346 Esas 2008/74 karar sayılı dosyasının sonucu bu davanın sonucunu etkileyeceğinden, kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına ve anılan dosyanın davacısı … lehine sonuçlanması halinde, şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi durumda yani davanın reddinin kesinleşmesi halinde, 01.10.2005 tarihli sözleşmenin 9.maddesinde fabrikada yapılacak ek tesislerin sökülüp götürülemeyeceği, bedelsiz olarak yerinde bırakılacağı, yapılan yenileme ve tadilat bedelinin istenmeyeceği hüküm altına alındığından, dava konusu tankların bu madde kapsamına girip girmeyeceğinin gerekirse konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile mahallinde yapılacak keşifte incelenerek, alınan bilirkişi raporu sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise, İcra Mahkemesince takibin talikine veya ihtiyati tedbir yolu ile icranın durdurulmasına karar verilmediğine göre, İ.İ.K’nun 97/13. maddesinde açıklandığışekilde, bu dava nedeniyle 3. kişinin tutumu sonucu, alacağın tahsili geciktiğinden söz edilemeyeceğinden alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı üçüncü kişiye geri verilmesine 25.06.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.