YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2497
KARAR NO : 2009/3989
KARAR TARİHİ : 05.06.2009
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada Beyoğlu 3.Asliye Hukuk, Beyoğlu 3. Sulh Hukuk ve İstanbul 3 Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, gayrimenkul satış vaadinden kaynaklanan tescil istemine ilişkindir.
Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesindeki satış bedeline göre görevsizlik kararı verilmiştir.
Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ise taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı Kanun kapsamında kalması nedeniyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi, dava konusu taşınmazın konut amaçlı olarak değil, hukuk bürosu olarak kullanıldığı, ticari amaç için alındığı ve kullanıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasada değişiklik yapan 4822 Sayılı Yasanın 3/f maddesine göre satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler” olarak, aynı Yasa’nın 3/e maddesinde de tüketici: “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmış, 3/c maddesinde ise, “konut ve tatil amaçlı taşınmaz mal satımları da” Tüketici Yasası kapsamına alınmıştır.
Somut olayda, davacının dava konusu taşınmazı konut amaçlı olarak kullanmadığı, hukuk bürosu olarak kullandığı anlaşılmakla, ticari ve mesleki faaliyet için alınan taşınmazla ilgili uyuşmazlık Tüketici Kanunu kapsamına girmediğinden, uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir.
Yine dosya kapsamından, dava dayanağı 27.04.1983 gün ve 20681 sayılı İstanbul 20. Noterliğince düzenlenmiş, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde taşınmaz satış bedelinin 2.250.000- TL. olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri mülkiyeti geçirim borcunu doğuran akitlerden (T.M.K.’nun 706. m.) olup, sözleşmede belirtilen miktar ve değerin hayatın ve günün olağan koşullarına uygun olmadığı gibi kamu düzenine ilişkin görev konusu taraf iradesine bırakılmakla sözleşmede belirtilen değerin harç kaybına neden olacağı da gözetilerek, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayalı uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin dava tarihindeki değere göre belirlenmesi gerekir.
Yargıtay H.G.K.’nun 29.03.2006 gün 2006/14-91-2006/115 sayılı kararında da gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davaları ile benzer nitelikteki tenkis davalarında da dava tarihindeki değerin esas alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda; dava konusu 87 pafta, 9 ada, 9 parselde kayıtlı taşınmazın davacıya satışının vaat edildiği, 14.09.2006 tarihinde 27949,00.- YTL. değer gösterilerek dava açıldığı ve yapılan keşifte dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 200.000,00 YTL olduğu anlaşılmakla, yukarıda belirtilen nedenlerle tüketici mahkemesinin görevine de girmeyen uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 05.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.