YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2614
KARAR NO : 2009/3391
KARAR TARİHİ : 20.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … mahallesi, 541 Ada, 24 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesini 23.6.2006 tarihinde kardeşi davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının davalı borçlu aleyhine 5.000.-YTL’lik senet dolayısıyla 2004/630 Esas sayılı dosya üzerinden takip yaptığı ve dava konusu taşınmaza haciz konulduğunu, taşınmazın hacizle birlikte 23.6.2006 tarihinde diğer davalıya 21.500.00.-YTL bedelle satıldığını, satış parasının 13.880.00.-YTL’sinin dosya borcu için 29.6.2006 tarihinde davacıya ödendiğini, haczin 29.6.2006 tarihinde davacı tarafından kaldırıldığını, borcun ödenmesi nedeniyle bu dosya açısından tasarrufun iptali istenemiyeceğini, 2006/8829 Esas sayılı takip dosyasındaki 4.000.00.-YTL’lik senedin de dava dışı … tarafından davacıya ödenmesine rağmen senet iade edilmeden takip konusu yapıldığını, mükerrer talep üzerine savcılık tahkikatının devam ettiğini, bu dosya yönünden aciz belgesi sunulmadığını, satışın davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu, taşınmazın babadan intikal eden yer olması nedeniyle bedeli karşılığı ve iyiniyetle alındığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre 2006/8829 sayılı takip dosyası yönünden aciz belgesi sunulmadığı, 2004/630 sayılı dosyadan da usulen alınmış aciz belgesi bulunmadığı ve dosya borcunun ödendiği, dava şartı olan aciz belgesi temin edilemediği gibi diğer delillerle de iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaları elinde geçici (İİK 105) veya kat’i (İİK 143md.) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Aciz belgesinin varlığı dava önşartı olup mahkemece res’en araştırılmalıdır.
Somut olayda 2004/630 esas sayılı takip yönünden borcun davadan önce ödenmesi nedeniyle tasarrufun iptaline yönelik bir talep olmadığı halde bu dosya yönünden de karar verilmesi doğru değil ise de bu husus, sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
2006/8829 Esas sayılı takip dosyası yönünden aciz belgesi sunulmadığı belirtilerek dava reddedilmiş ise de varılan sonuç mevcut delillere uygun düşmemektedir. Hakkında icra takibi kesinleşen davalı borçlu …’in 11.7.2006 tarihli mal beyanı dilekçesi, Ankara ve Edremit Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ile Edremit Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları ile davalı borçlu vekilinin 20.6.2007 tarihli cevap dilekçesi ve tarafları aynı olan 2004/630 Esas sayılı takip dosyasındaki 4.4.2005 tarihli haciz tutanağı içeriğinden borçlunun mal beyanında belirttiği menkullerinin borcu karşılamaya yeterli olmadığının anlaşılması karşısında davalı borçlunun aciz halinin varlığı kabul edilerek davanın esası ile taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.