Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2669 E. 2009/3091 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2669
KARAR NO : 2009/3091
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu … Elektrik Malz. San. ve Tic. AŞ’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2004/12805 Esas sayılı takip dosyasındaki 48.273.25.-YTL alacak ve doğacak faizini … 16.Noterliğinin 2.5.2006 tarihli temliknamesiyle davalı …’a temlik ettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket vekili, müvekkilin mali sıkıntı nedeniyle ve borçlarını ödemek amacıyla dava konusu tasarrufu yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davacı tarafından davalı şirket aleyhine yapılan 2006/5373-5427 ve 16525 Esas sayılı takip dosyalarında alacağın tahsiline yönelik hiç bir işlem yapılmadığı ve bu dosyalar yönünden alacaklıya verilmiş kesin yada geçici aciz belgesi bulunmadığı 2006/12094 Esas sayılı dosya yönünden ise tasarrufun 2.5.2006 tarihli icra takibinden önce yapıldığı, temlikin muvazaalı olduğu ve davalıların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla birlikte hareket ettiğine ilişkin delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için borçlu aleyhine yapılan icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılması ve borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK 105.madde) veya kat’i (İİK 143.md) aciz belgesinin ibrazı gereklidir.
Somut olayda davalı şirketin, davacı şirkete 18.1.2006-20.5.2006 tarihleri arasında keşide edilen toplam 11 adet çek karşılığında borçlu olduğu ve hakkında yapılan dört adet icra takibinin kesinleştiği tartışmasızdır. Aciz belgesi ilgilisi tarafından karar kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında verilebilir. Bu nedenle 2006/5373-16525 ve 5427 Esas sayılı takip dosyaları yönünden alacaklı vekiline aciz belgesi sunması için uygun bir süre verilmesi, sunulduğu takdirde 2006/16525 Esas sayılı takip dosyasına konu 20.5.2006 keşide tarihli çeke ilişkin temel ilişki konusunda borcun doğum tarihinin saptanması yönünden sunulacak deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
2006/12094 Esas sayılı takip dosyası yönünden ise, 2.5.2006 tarihli temlik tasarrufunun 10.7.2006 tarihli icra takibinden önce yapıldığı ve tasarrufun muvazaalı olduğu davalıların alacaklılara zarara uğratmak kastıyla birlikte hareket ettiğine ilişkin delil bulunamadığı gerekçesiyle dava bu takip yönünden de reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
2006/12094 Esas sayılı takip dosyasındaki borç 10.4.2006 keşide tarihli çeke dayalı olup borcun doğum tarihi aksi iddia ve ispatlanamadığına göre 10.4.2006 tarihi olarak kabul edilmelidir. İptali istenen temlik işlemi ise 2.5.2006 tarihli olup borcun doğumundan sonra yapılmıştır. Dava önşartı olarak icra takibinin yapıldığı tarih değil; borcun doğduğu tarih esas alınmalıdır. Anılan takibin kesinleştiği, 28.9.2006 tarihli haciz tutanağının İİK 105.madde anlamında geçici aciz belgesi niteliği taşıdığı gözönüne alınarak taraf delilleri toplanması İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.