Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/277 E. 2009/806 K. 19.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/277
KARAR NO : 2009/806
KARAR TARİHİ : 19.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenilmiş olup, davalılar ve dahili davalılar vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.10.2008 Salı günü davacı … A.Ş vekili avukat… geldi, davalılar …, … ile dahili davalı … İnş. Tur. Tic. LTd. ŞTi. vekilleri avukat … ve … geldiler. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı …, … ve dahili davalı … İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti vekilleri dinlenip eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle incelendi gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan … ve …’ın, müvekkiline olan borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını; ancak, kendilerine ait kooperatif paylarını alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kız kardeşlerinin eşi olan diğer davalı …’a sattıklarını öne sürerek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiş, yargılama sırasında 16.12.2004 tarihinde takip borçlularından … İnşaat Turizm. Tic.Ltd.Şti’de davaya dahil edilmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesiyle, takip ve dava hukuku yönünden muaccel hale gelmiş bir alacağın bulunmadığını, kefalet hükümleri gereğince, davalı borçlulara, davacının başvuru hakkı doğmadığını, ihtiyati haciz tutanaklarının aciz belgesi niteliği taşımadığını, davalı …’in borçluların kayınbiraderi olmasına rağmen, ticari ilişkileri hakkında bilgisi olmadığını, tasarrufların gerçek bir borcun tediyesi amacıyla iyiniyetle ve bedelle yapıldığını ileri sürerek, aynı kişilerle ilgili olarak aynı nedenle açılan diğer davaların bu dava ile birleştirilmesine karar verilmesini ve davaların reddini savunmuştur.
Bu dava ile davacı tarafından davalılar aleyhine… 12.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1998/796 Esas, Denizbank tarafından… 28.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1999/14 Esas, …Bankası A.Ş tarafından… 5.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1999/163 Esas, Alternatif Bank A.Ş tarafından… 29.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1998/830 Esas sayılı dava dosyaları birleştirilmiş, davacı ile Alternatif Bank’ın davasının kabulüne, diğer bankalar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 6.3.2003 gün 2002/4758 Esas, 2003/1118 Karar sayılı ilamıyla hüküm fıkrasının HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde belirtilen nitelikte olmadığı, infazda tereddüt yaratacağı ve davaların her alacaklı tarafından kendi alacağına hasren yapılan takip sonucuna göre açılacağından, alacaklılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, dolayısıyla davaların birleştirilmesi suretiyle hükme varılmasının HUMK.nun 48. maddesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, birleştirilen davalar tefrik edilmiş, bu dava yönünden mahkemece davalılar arasındaki yakın akrabalık nedeniyle davanın kabulüne, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 1998/6422 takip sayılı dosyasındaki takip borçlularının borcunu karşılayacak düzeyde ve miktarda olmak kaydı ile davalılar … ve …’ın… İli, … ilçesinde bulunan 335 Ada 1 nolu parsel üzerinde kain 1 ve 8 nolu villa tipi evlerle ilgili tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı … Varlık Yönetim A.Ş’nin aciz belgesi ibraz etme zorunluluğu bulunmamasına, borçlu davalılar … ve Selim ile 3. kişi Yücel’in kayınbirader-enişte olmalarına, İ.İ.K.’nun 278/1 maddesine nazaran kayınbirader enişte arasında yapılan ivazlı ya da ivazsız tasarrufların bağışlama hükmünde sayılacağının öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalılar ve dahili davalı vekillinin tüm temyiz itirazlarının reddine
2) Davacı vekilinin ilam harcına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Asıl hükümde davacı aleyhine karar harcına hükmedilmemiştir. 492 sayılı harçlar yasasının 28/a maddesi uyarınca karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye karar ve ilamın verilmeyeceği öngörülmüştür. Kaldı ki davacı tarafından ödenen ilam harcının mahkeme kararının infazı sırasında davalı taraftan tahsil edilmesi de mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar ve dahili davalı vekilinin, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 625.00’er TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/5. maddesi gereğince davacı … Varlık Yönetim A.Ş’den harç alınmamasına, ve aşağıda dökümü yazılı 2.230.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar ve dahili davalıdan alınmasına 19.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.