YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3690
KARAR NO : 2010/2096
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın kaza sonrasında tamamen hasar gördüğünü, araç değerinin tahsili için başlatılan icra takibinde davalının kısmi ödeme yaptığını ve fazlaya ilişin kısma itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aşkın sigorta olduğunu, avans faizi isteminin haklı olmadığını. davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kaza sonrasında tam hasar gören aracın piyasa değerinin 60.000,00 TL olduğu, aşkın sigorta da sadece sigorta değerini aşan kısmı için sigortalıya ödeme yapılamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, icra takibinde itirazsız kesinleşen kısım ile birlikte takibin 63.560,00 TL üzerinden, 60.000,00 TL asıl alacak tutarına işleyecek avans faizi ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortalı araç kaza sonrasında tamamen hasar görmüş olup, sigorta şirketi tarafından ödenecek tutar, Genel Şartlar’ın 3.3.1.2 maddesi uyarınca aracın gerçek sigorta değeri yani piyasa rayiç değeridir. Bu nedenle ancak yargılama sonucunda belirlenebilir. İİk.nun 67.nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid olması, yani belirli bir miktar olması gerekir. O halde somut olayda icra takibine konu alacak tazminata ilişkin olup, yargılamayı gerektirdiğinden likid kabul edilemez. Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, ikinci paragrafı tamamen hükümden çıkarılarak yerine ” icra inkar tazminatı isteminin reddine” ibaresinin eklenmesine hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda yazılı 1.377,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 19.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.