YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/393
KARAR NO : 2009/2363
KARAR TARİHİ : 14.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasar verdiğini, araçta meydana gelen 38.500.-YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, 12.000.-YTL sovtaj bedeli ve ZMMS ödenen 5.750.-YTL’nin mahsubu ile kalan 20.750.-YTL’nin, 20.4.2006 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar,duruşmalara katılmamış, savunma yapmamışlardır.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 20.750.-YTL’nin, 20.4.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz masraflarının yatırılması için verilen süre içerisinde masrafların yatırılmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine dair verilen ek karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen karar davalı tarafından 24.06.2008 tarihinde temyiz edilmiş, temyiz masraflarının yatırılmaması nedeniyle davalıya 30.06.2008 tarihi ihtar yazısı ile temyiz posta masraflarının tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkeme dosyasına gönderilmesi, aksi halde temyiz talebinin reddine karar verileceği hususu ihtar edilmiştir. İhtar yazısı davalıya, 11.07.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından belirtilen miktar 14.07.2008 tarihinde posta havalesi ile gönderilmiş; ancak, süresi içerisinde alınmaması nedeniyle 25.08.2008 tarihinde geri gönderilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 434/3. maddesinde; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceğini, bunların eksik olduğunun tesbiti halinde, kararı veren hakim veya mahkemenin başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içersinde tamamlanacağını, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene bildirileceğini ve verilen süre içersinde tamamlamadığı takdirde, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece davalıya çıkartılan muhtırada eksik giderin gönderilmesi istenilmiştir. Yasanın aradığı biçimde ihtar yapılmamıştır. Bir işlemin tamamlanması ancak, o işlemin yapılacağı merci önünde olur.Halbuki gönderme uyarısı, eksikliğin havale yolu ile giderilmesine yol açar. Borçlar Kanununun 457. ve müteakip maddeleri uyarınca havale aracısı, havale gönderenin vekili durumunda olduğundan, işlem, havalenin alıcıya verildiği anda oluşur. Mahkeme, temyiz edeni yanıltmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında muhtıra geçersizdir. Daha sonra da gerekli giderler tamamlanmıştır. Açıklanan sebeplerle, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın bozularak kaldırılmasına, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
2- Davacı, davasını TTK.nun 1301 nci maddesinde yazılı halefiyet hakkına dayandırmıştır. Böyle bir davada sigortacı, ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. Mahkemece gerçek zararın tespit için alınan 13.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda, aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından ödenen miktar mahsup edilerek tamirinin yapılması halinde zararın 16.100 YTL, pertotal olduğunun kabulü halinde ise, 20.750,00 YTL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda aracın
tamirinin mümkün ve ekonomik olduğu anlaşılmakla tamir bedeli olan 16.100,00YTL hükmedilmesi gerekirken davalı aleyhine fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine dair verilen ek kararın kaldırılmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.