Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3956 E. 2009/7997 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3956
KARAR NO : 2009/7997
KARAR TARİHİ : 24.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araca, davalıların işleteni- sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 9.250,00 YTL ödenen tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya ve isticvap davetiyesi tebliğine rağmen yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile, bilirkişi raporu ve hükme esas alınarak davanın kabulüne, 9.250,00 YTL’nin davalılardan sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu eylemi ile kazaya neden olduğunu ileri sürmüştür. Kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş, sadece ekspertiz raporunda, davalı tarafa ait
../…

– 2 –
2009/3956
2009/7997

aracın, sigortalı aracın sol tarafına çarptığı, bu çarpmanın etkisi ile sigortalı aracın sağ tarafta bulunan bariyere çarptığı belirtilmiştir. Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kaza tespit tutanağı düzenlenmediği için kusur durumu belirlenmemiştir. Mahkemece, davalı … adına isticvap davetiyesi gönderilmiş, davalı duruşmaya katılmamış, bunun üzerine davalıya ait aracın tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurumuştur.
Öncelikle, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu iddia eden davacı, iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. HUMK’nun 230-235. maddeleri uyarınca, tarafların dinlenmesine sadece vakıaların açıklanması için başvurulur ve isticvap davetiyesinde, muhatap gelmediği takdirde sorulan vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. Oysa, davalı adına çıkarılan isticvap davetiyesinde, gelmediği takdirde mevcut delillere göre karar verileceği yazılmıştır. Bu nedenle bu davetiye isticvap davetiyesi niteliğinde olmadığı gibi, davalının duruşmaya katılmaması nedeniyle, davalı tarafa ait araç sürücüsün tam kusurlu olarak kabul edilmesi için de başlı başına bir kanıt olarak kabul edilemez.
HUMK’nun 275. maddesine göre, mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. O halde, mahkemece, davacının tüm delilleri değerlendirilerek, gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle, kusur durumunun belirlenmesi için, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.