YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4249
KARAR NO : 2009/6992
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR :1-…, 2-…, 3- …
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, vekilleri aracılığıyla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı …’a yapılan taşınmaz satışında satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesiyle bu tasarruf yönünden davanın reddine, davalı …’a yapılan satışta ise taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen iki taşınmazdan 423 numaralı parsel için davanın reddine diğer parsel için davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. 16/01/2008 tarihli keşif sonrasında verilen bilirkişi raporunda benzer özellikleri yazılarak dava tarihi itibariyle m2 birim fiyatı olarak her iki taşınmaz için de 2 YTL bildirilmiştir. Ancak, tasarruf tarihlerindeki gerçek değerlerin belirtilmemesi nedeniyle istenen ek raporda iki taşınmazın birim fiyatının değişmesi
../…
– 2 –
2009/4249
2009/6992
nedeniyle davalı … tarafından özellikle vurgu yapılarak diğer davalılar da bilirkişi raporundaki değerin yüksek olduğundan bahisle itiraz etmişlerdir.
Mahkemece yapılan itirazlar değerlendirilerek asıl rapor ile ek rapor arasındaki birim fiyat farklılığının nedenleri araştırılmadan, davanın İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu da nazara alınarak davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkemenin bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği düşünülmeden ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) yazılı şekilde aynı ada içindeki bir parsel için davanın kabulüne başka bir parsel içinde ise reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden tüm tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …, …,…’e geri verilmesine, 67.20.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi