YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4501
KARAR NO : 2009/6675
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Çıldır İcra Müdürlüğü’nün 2006/12 Esas sayılı dosyasında yapılan 14.05.2008 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu,takibe konu borç ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak için mallarını oğlu olan davacı adına kaydettirdiğini düşündüğünü,davacının öğrenci olup mahcuzları alım gücünün bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu), mahcuzların oğlu olan davacıya ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “İİK’nun 97/a maddesi uyarınca ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını kanıtlayamadığı, sunulan faturaların ise her zaman temini mümkün bulunan belgelerden olduğu” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (üçüncü kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda, istihkak davası hacizden yaklaşık bir buçuk ay sonra açılmıştır.Haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulmadığı gibi icra dosyası içinde bu amaçla sunulmuş bir dilekçe de yer almamaktadır. Öte yandan baba-oğul ilişkisi içinde olan borçlu ile davacının aynı konutta birlikte oturup oturmadıkları dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, haczin tam olarak hangi konutta ve evin neresinde yapıldığı da haciz tutanağı içeriğinden anlaşılamamaktadır.Haczi öğrenme tarihi açısından bu konudaki tereddüdün öncelikle giderilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, haciz tarihinde borçlu ve davacının nerede oturduğunu araştırmak,aynı konutta birlikte oturuyorlar aksi de iddia ve ispat edilemiyorsa, üçüncü kişinin haczi aynı gün öğrendiğini kabul edip süre yönünden davanın reddine karar vermektir. Aynı avluda ayrı evlerde oturuyorlarsa haczin hangi evin eklentisi içinde yapıldığını belirleyip, ispat yükü açısından, mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunu saptamak, sonucuna göre de gerekli ise; davacının sunduğu faturaların mahcuzlara uygunluğu yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak esasa yönelik bir karar vermektir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı(üçüncü kişi) … vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 67.20. TL. temyiz başvuru harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.