Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4567 E. 2010/310 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4567
KARAR NO : 2010/310
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı sürücünün Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan araç ile davacıya çarparak yaraladığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 6.000,00 TL maddi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah ile 6.000 TL olan talebi 30.189,18 TL ye yükseltmiş, ayrıca dava dilekçesi ile faiz istemeyi unuttuklarını belirterek 6.000 TL için kaza tarihinden itibaren işlemiş 5.038 TL faiz ile işleyecek yasal faiz ve ıslah ile artırılan 24.189,18 TL için kaza tarihinden itibaren işlemiş 20.319 TL ile işleyecek yasal faiz istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın haksız açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 34.770,38 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanun’unun 14. ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddeleri uyarınca, Güvence hesabından rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar talep edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, kazanç kaybına (iş göremezlik zararı) ilişkin istekler Güvence Hesabı teminatı kapsamı dışında kalmaktadır. O halde mahkemece, iş görmezlik zararına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili 17.09.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile faiz talep etmiş olmasına rağmen, işleyecek döneme ait faize hükmedilmemesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.