YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4696
KARAR NO : 2009/6280
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’nın amme alacağının tahsilini karşılıksız bırakmak amacıyla Mersin Tarsus 1100 Ada, 92 parsel, 20 nolu bağımsız bölümü 7.6.2007 tarihinde davalı …’a onunda 31.8.2007 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalılar … ve … savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili borçlu aleyhine yapılan takibin kesinleşmediğini ve aciz belgesi sunulmadığını dava konusu taşınmazın banka kredisini kullanarak ipotekle birlikte davalı … ‘den 100.000.00.-YTL’ye alındığını, iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile piyasa değeri arasında fahiş fark olmadığı, taşınmazı satın alan şahısların malikin vergi dairesi veya başka bir yere borcu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 30.maddesi gereğince amme alacaklarının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla, borçlu tarafından yapılan bir taraflı tasarruflar ile borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün tasarrufların tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut olayda borçlunun eşi ile davalı … arasında 14.9.2005 tarihininde araç satışıyla başlayan, ticari ilişki olduğu aynı işkolunda faaliyet gösterdikleri, davalı … ile de aynı işkolunda çalıştıkları 8.12.2004 tarihli tutanak içeriğinden davalı …’in davalı borçlu ve eşi ile ticari ilişkileri olduğu dolayısıyla davalı … ve …’in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın 6183 sayılı yasanın 30.maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığından harç alınmamasına 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.