YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4710
KARAR NO : 2009/4711
KARAR TARİHİ : 29.06.2009
MAHKEMESİ : Bartın Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … davalılar …A.Ş., … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu şirket …A.Ş aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, borçlunun sahibi olduğu akaryakıt depolama istasyonu ve müştemilatının davalı …’e satışına, onun tarafından davalı şirket … Petrolcülük A.Ş’ye ve son olarak da bu şirket tarafından davalı …’e devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satışın davalı … ile davalı borçlu defterlerinde gösterildiği ve işlemlerin muvazaalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile vekalet ücretine yönelik olarak davalılar …A.Ş, …ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davaya konu tesis, ilk olarak borçlu …Petrol Ürünleri Enerji Sistemleri Doğalgaz İnş. Taahhüt Tekstil Taşımacılık Sanayi ve Tic.A.Ş tarafından davalı …’e satılmıştır. Yapılan tasarrufta alıcı durumundaki Salih ile satıcı borçlu şirket arasındaki ilişkinin ne olduğu, davalı …’in borçlu şirketin mali durumunu ve alacaklıdan mal kaçırmak amacını bilebilecek durumda olup olmadığı yolundaki davacı iddiaları, mahkemece yeterince incelenmemiş ve dosya içerisine mübrez 05/12/2005 tarih ve 58619 yevmiye nolu vekaletname ile davalı …’in, borçlunun taşınmazlarının satışı dahil olmak üzere geniş yetkilere sahip olması ve giderek borçlunun mali durumu ile mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olup olmadığı tartışılmamıştır.
Davalı …’ten tesisi satın alan … Petrolcülük A.Ş ortakları ile davalı borçlu ya da davalı … arasında bir ilişki bulunup bulunmadığı şayet bir ilişki var ise tasarrufun bu nedenle iptali gerekip gerekmediği de araştırılmamış olduğu gibi … Petrolcülük A.Ş’nin tesisi satın aldığı sırada, İİK’nın 280/III. fıkrasında ifade edilen “ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.” hükmü kapsamında kalıp kalmadığı da tahlil edilmemiştir.
Davada … Petrolcülük A.Ş’den tesisi satın alan Gürbüz ile borçlu şirket ortakları arasındaki kan veya sıhri hısımlık ilişkisi kesin olarak belirlendikten sonra tasarrufun iptali için gerekli şartların oluşup oluşmadığı da değerlendirilmemiştir.
İptali istenen tasarruf nedeniyle açılmış olan Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/693 esas sayılı dosyasında verilecek hükmün bu davayı etkileyeceği de nazara alınarak dava neticesinin beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.