YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5162
KARAR NO : 2009/5266
KARAR TARİHİ : 10.07.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, ….İcra Müdürlüğünün 2005/21459 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirketin borcundan dolayı davacı 3.kişi şirkete ait işyerlerindeki malların 24.11.2006 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,davacı şirketle borçlu şirket aralarında organik bağ bulunduğunu, haciz mahallinde borçluya ait birçok belgenin olduğu, davacı ve borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile örtülü işyeri devri yapıldığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu, duruşmalara gelmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, haciz adresinde borçluya ait belgelerin bulunduğu, davacı ve borçlu şirket arasında organik bağ olduğu ve yapılan işlemlerin alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik işyeri devri niteliğinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası niteliğindedir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava reddedilmiş ve teminat karşılığı takibin durması kararı verilmiş olması nedeniyle İİK’nun 97/13 maddesi uyarınca davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi yerinde ise de, tazminat matrahında hata yapıldığı anlaşılmıştır.
Tazminat matrahını takip konusu alacak miktarı ile haczedilen mal değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır.Somut olayda takip konusu alacak miktarı daha düşük olduğundan bu miktarın esas alınması gerekirken hacizli malın değerinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4.bendinin çıkartılarak yerine “Takip konusu alacak miktarı olan 7.095.53 TL”nin %40 “ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine “cümlesinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.60.-TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişi’den alınmasına 10.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.