YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5714
KARAR NO : 2009/6336
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.10.2009 Salı günü davacı … vekili Av. … geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini, aracın onarımının ekonomik olmaması nedeniyle hasarlı hali ile 10.000,00YTL.na satıldığını, araç bedeli olan 37.000,00 YTLnın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren reeskont faiz uygulanmasına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının alkollü araç kullandığı sırada kaza yaptığını, kasko sigortası genel şartlarının A.5.5. Maddesi gereğince hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre kaza sırasında davacının alkollü olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana ve hasarın kasko sigortası genel şartlarının A5.5.maddesi gereğince hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir
TTK.nun 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281 nci maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Ayrıca Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5.maddesinde “Teminat dışı kalan zararlar” kenar başlığı altında; taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.(Bkz.YHGK. 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840 sayılı ilamı, 19.4.2000 gün ve 2000/11-806-801 sayılı ilamı, 15.4.1998 gün ve 1998/11-258-273 sayılı ilamı, 15.4.1998 gün ve 1998/11-258-73 sayılı ilamı, Y.11.HD.nin 23.2.2004 gün ve 2004/7094-1654 sayılı ilamı)
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre, kazanın 1.1.2007 tarihinde saat 5.00 da meydana geldiği sürücünün saat 6.09 da alınan alkol raporunda 0.47 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. İstanbul emniyet müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen kaza tespit tutanaklarına göre, davacının kaza yaptığı yer ve saatte aynı şekilde iki tek taraflı kaza daha olduğu ve sürücülerin alkollü olmadıkları anlaşılmıştır. Mahkemece alkolsüz sürücülerinde aynı şekilde kaza yaptığı ve üç kaza tespit tıutanağında da yolun ıslak olduğu belirtidiğine göre, kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğinin ve alkol dışında başka unsurların da etkili olup olmadığının belirlenmesi için aralarında iki nöroloji uzmanı ve İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden seçilecek trafik konusunda uzman bilirkişinin bulunduğu kuruldan olayın oluş şekli, kaza tesbit tutanakları hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığı konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 625.00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.