YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5741
KARAR NO : 2009/5736
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ : Küçükçekmece Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava dışı … A.Ş’den olan alacaklarının davacı tarafından tahsilini engellemek için davalı şirketin müdürü diğer davalı … ile birlikte davalı …’e bono vererek bu davalının yaptığı takipte gönderilen haciz ihbarnamesinin ve anılan takibin iptali ile davalıların %40 tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili aciz belgesinin bulunmadığını, borçlunun menkul mallarının borcu karşılar miktarda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı SATES Makine Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili vekaletname sunarak mazeret dilekçeleri göndermiş ancak davaya bir cevap vermemiştir.
Diğer davalı … de usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıların arasında yapılan bono tanzimi ve takip ile bu takipte gönderilen haciz ihbarnamesinin muvazaaya dayalı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 18/01/2006 tarihli haciz ihbarnamesinin iptalini davacının diğer taleplerin reddine karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki nitelemesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hâkimin doğrudan görevidir. (HUMK m.76) Dava dilekçesinde, davacı, açıkça davanın 277 vd maddelerine ilişkin olduğunu belirtmemiş ise de bir alacağının bulunduğunu, alacağını tahsil için takip başlattığını ve alacağının tahsilini sağlamak için davaya konu haciz ihbarnamesinin iptalini talep etmiştir. Hukuki sebepler kısmında İİK’ya da dayanmıştır. Açıkça belirtilmese de, iddianın ileri sürülüş biçimi ve dayanılan maddi vakıalar karsısında, davacının yazılı isteminin içinde ve özünde, İİK 277 vd maddeleri içeriğinin yer aldığının kabulü gerekir. Bu itibarla dosya içinde açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre dava 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptaline karar verilmesi halinde davacı alacağına yeter miktarda cebri icra yetkisini kullanma hakkı elde eder.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Somut olaya dönüldüğünde davacı tarafından borçlunun aciz haline ilişkin olarak kesin aciz belgesi sunulmadığı gibi geçici aciz belgesi niteliğinde bir fiili haciz uygulaması da yapılmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece davanın 277 vd maddelerine dayalı olduğu kabul edilerek aciz hali ve diğer dava şartlarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 28.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi