Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5896 E. 2009/6652 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5896
KARAR NO : 2009/6652
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, bakiye 4.096,50.TL.nın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın meydana geldiği yerde olay günü trafiği polis memurunun yönlendirdiğini, polis memurunun “geç” demesi üzerine müvekkilinin anayola çıktığını ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 4.096,50.TL.nın 24.05.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kusur oranları yönünden yargılama sırasında alınan 14.11.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalının 5/8 (%62.5) oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan 02.10.2007 tarihli iki olasılıklı raporunda davalıya % 75 oranında kusur izafe eden Adli Tıp raporundaki II.durum benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosya içerisinde mevcut olan Serik Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/369 Esas sayılı dosyasında tanıklar dinlenmiş ve yapılan keşif sonucu alınan 27.03.2006 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumundan alınan 12.06.2006 tarihli raporlarda “0lay sırasında kavşaktaki trafiği polis memurlarının yönlendirdiği” hususu dikkate alınarak sanık/davalı …’a kusur izafe edilmemiş ve ceza mahkemesince “sanığın olayda kusuru bulunmadığı” gerekçesiyle verilen 28.11.2006 tarihli beraat kararı kesinleşmiştir.
Borçlar Kanunun 53.maddesi uyarıca; kural olarak, hukuk mahkemesi hakimi, ceza mahkemesi kararları ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesinin maddi vakıaların tesbitine dair kararı hukuk hakimini bağlar. O halde; mahkemece, kaza sırasında kavşaktaki trafiği görevli polis memurlarının yönlendirdiği ve davalıya izafe edilecek bir kusur bulunmadığı yönündeki maddi vakıayı tespit eden ve kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre, davacı … şirketinin davalıya rücu hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.