Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6017 E. 2009/6641 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6017
KARAR NO : 2009/6641
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak kendisine ait taşınmazı alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, kendisinin de davalı borçlu …’dan alacaklı olduğunu, alacağının ödenmemesi nedeniyle davaya konu taşınmazı aldığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece aciz belgesinin ibraz edilmemesi,borçlu tarafından icra dosyasına ödemelerin yapılması ve dava koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi ve dava koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bu tür davaları alacakları nedeniyle yaptıkları icra takipleri kesinleşmiş olup alacaklarını tahsil edemeyen ve elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi olan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. İptal davasının konusu olan tasarruflar İİK.nun 277. maddesinde belirtildiği gibi aynı yasanın 278, 279 ve 280. maddelerindeki koşulların oluşması halinde iptal edilebilirler. Somut olayda davacı tarafından borçlu davalı … aleyhine Elazığ 1. icra müdürlüğünün 2007/2349 ve 3. icra müdürlüğünün 2007/2249 sayılı dosyaları ile icra takibi yapılmış ve takipler kesinleşmiştir. 2007/2349 sayılı takip dosyasında 19.07.2007 tarihinde borçlunun adresinde yapılan haciz sırasında haciz işlemi yapılmamış, 2007/2249 sayılı takip dosyasında ise 11.09.2007 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında borçluya ait 600.00YTL. tutarında menkul malı haczedilip başka haczi kabil malının bulunmadığı tutanağa geçirilmiş, aynı dosyada borçluya ait taşınmaz cebri icra yolu ile satılmış olup satış bedelinin alacağı karşılamadığı görülmüştür. Kaldı ki borçlu davalı tarafından verilen mal beyanı dilekçesinden borcuna yetecek miktarda mal bildirmemiştir. Bu durumda davalı borçlunun aciz halinde olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece bu yönde yeterli inceleme yapılmamış, İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinin olayda uygulama yeri olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilip kararda tartışılmamış, 278. madde koşullarının oluşması halinde davalıların iyi niyetinin önem arz etmeyeceği düşünülmemiş, yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.